Yazı Detayı
14 Haziran 2021 - Pazartesi 10:11
 
YAKLAŞAN SINAVLAR VE HİSSEDİLEN KAYGI
UZMAN PSİKOLOG HATİCE COŞKUN
 
 

Kaygı, herhangi bir stresli durumda yaşanan doğal bir duygu ve yaşamın doğal bir parçasıdır. Kaygının oluşumunda ise sürece dair belirsizlikler yer alır ve kişi belirsizliklerle ilerlemekte zorlanmaya başladığı zaman bu kontrolün kişiden uzaklaştığını gösterir. Sınavlar da bu belirsizliği oluşturan etmenlerden sadece bir tanesi.

 

Her duyguya ihtiyacımız olduğu gibi korku ve kaygıya da ihtiyacımız olduğu bir gerçektir. Bu duygular, temelde önemsediğimiz şeylerle ilgili tehlikeli bir durum olabileceğine dair haber verme işlevi görürler. Tehlikelerden korunmak için önlem almamıza yardımcı olurlar. Ancak bizim onları fark edebilmemiz için bazı bedensel belirtilerle birlikte ortaya çıkarlar. Eğer kaygı ve korku gibi bu olumsuz duyguları ve onlara eşlik eden bedensel belirtileri anlamsız ve işlevsiz görürsek onlardan kurtulmaya çalışırız ki bu yöntemde geçici olarak kısa süreli işe yarayabilir ya da yarıyor gibi görünebilir.  Kaygı, korku ve onlara eşlik eden bedensel hisleri fark edebilme becerisini kazanmak, duyguları tanımanın ve mücadeleyi bırakmayı öğrenmenin ilk adımıdır. Önemli olan duyguyu fark etmek, isimlendirmek ve ifade etmektir. 

 

Diyelim ki; zihninizde bir duygu alarm sistemine sahipsiniz. Bu sistemi tehlike anında sizi korumak ya da sizin için önemli olan şeylere dikkatinizi çekmek için sizi uyaran bir alarm sistemi gibi düşünebilirsiniz. Önünüzde sizin için önemli olan bir sınav var ve doğal olarak bu sistem sizi uyarmak için devreye giriyor. Yine  gün içerisinde ya da herhangi bir zamanda ya da sınav anında sınav kaygısı ortaya çıktı: "Yine aynı kaygı.", "Bu kaygıdan kurtulamayacağım.", başarısız olacağım" sürem yetmeyecek’ bayılacak gibi oluyorum",.", "Yine kalp atışlarım hızlanıyor.", ‘başım ağrıyor.", "Aynı şeyleri yaşıyorum "midem bulanıyor." gibi düşünceler ve kaygıya eklenerek gelen diğer hoşunuza gitmeyen duygular, suçluluk, öfke, üzüntü, mutsuzluk vs. Bu sistem hem sizi uyaracak, hem de sizi korumak adına bu duygular ve düşüncelerden de kurtulmanız için bir şeyler yapmanızı isteyecek; uyumak, yemek yemek, sosyal medyada vakit geçirmek, ağlamak, televizyon izlemek ya da yapacaklarımızı ertelemek, ya da zihninizde dönüp duran düşüncelere cevap vererek onlarla savaşmak  gibi.. Aslında kötü bir niyeti yok, çevremizde gördüğümüz her alarm sistemi gibi amacı bizi uyarmak ve korumak. 

 

Dolayısıyla bizi tehlike anında uyardığı için ve önem verdiğimiz bir şeyler olduğunu hatırlattığı için duygu alarm sistemine hayatımızın her alanında ihtiyacımız vardır. Bizim yapacağımız şey alarm sistemimiz devreye girdiğinde bizi uyardığı için ona teşekkür etmek ve yaptıklarımıza geri dönmektir. Eğer bunu yaparsak vaktimizi istenmeyen bu duygular ve düşüncelerle savaşmak için harcamak yerine o anda her ne ile ilgileniyorsak buna devam etmeliyiz. Çoğu zaman o an hissettiğimiz kaygıdan tamamen kurtulmak isteriz bu daha da kaygıyı arttırır, aslında farketmeden içsel düşüncelerle zihnimize kaygıyı yükleriz, olması gereken ise kaygıyı kabul etmek, kaygının varlığıyla devam etmek, kaygıyı yok etmeye çalışmamak.

 

Ayrıca çoğu ebeveyndeki gibi, öğrencilerde kaygının tamamen ortadan kalkması şeklindeki beklentiler değişimlenmeli; kaygının aslında yönetilebilir ve istenen düzeyde işe yarar olabilirliği şeklinde öğrenciye destek olunduğu gösterilmelidir.

 
Etiketler: YAKLAŞAN, SINAVLAR, VE, HİSSEDİLEN, KAYGI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı