Yazı Detayı
14 Haziran 2021 - Pazartesi 09:59
 
KURTLAR DUMANLI HAVAYI SEVER
Arif GEMİCİ
arifgemici@kemalpasaaktuel.com
 
 

Bugün yaşadığımız süreçte, ekonomik, siyasi, ahlaki ve ailevi bunalımlarımızın, krizimizin ana nedeni ahiretteki bizi bekleyen hayatı unutup dünyaya dalışımızdır. Yüce Rabbimiz ‘’Onlar kesinlikle rablerine kavuşacaklarını ve ona döndürüleceklerini bilen kimselerdir.’’ (Bakara 2/46) Dünya hayatının geçici olduğunu bildiğimiz halde ahireti gözden çıkaracak kadar aklımızı kiraya verdiğimizdendir.  Ahirete tam manasıyla inanan Müslüman yaptığı her işi dizayn ederken tüm plan ve programını ahirete göre ayarlar, Kalbinden geçirdiği her düşünceden, boğazdan geçen lokmaya, dilinin konuştuğu her kelimeden,  televizyonda ki izlediği diziye, sosyal medyada ki yorum ve tartışmadan, internet sitesine kadar hayatının her alanını her saatini ahirete göre ayarlar.

 

Yazımızın başında özellikle bu dönemde yaşadığımız ve yaşanan olaylar karşısında ne yaptığımızdır. Covid 19 hayatımıza girdiğinden beri davranışlarımız ve topluma karşı duyarlılığımız değişti. Hayata bir başka açıdan bakmaya başladık. Toplumda fırsatçılarda artış görülmeye başlandı. Bankalarda kredi limitlerini dolduran esnaf, sanatkâr, sanayici ve çalışanlar tefecilerin elinde oyuncak oldu. İnsafsız ve merhametsiz olanlar bu havayı yakalayınca faiz oranlarını yükselttiler, nasıl olsa mutlaka bu krediyi kullanacak. Rabbim tefeci ve fırsatçıların eline hiçbir Müslümanı düşürmesin, bu tipler hep bulanık suda balık avlar, dumanlı havayı sever, bu kurtlar doymak nedir bilmez, sömürü çarklarını sürdürür arayla daha çok para kazanır. 

 

Bu arada salgın sebebiyle esnafımızı içine düştüğü sıkıntıdan kurtarmak için düşük faizli kredilerin yanında karşılıksız desteklerde bütçeyi zorlamaya başlamış. Bu sebeple de akaryakıta 10’u aşan zamlar yapılmış, böylece verilmeye çalışılan karşılıksız verilen destekler karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu arada yine medyaya yansıyan haberlere göre sorunlu krediler 535 milyar lirayı aşmış durumda, çünkü salgın sebebiyle işlerini kaybeden çalışanlar ve küçük esnaf aldığı kredinin taksitini ödeme zamanı geldiğinde ister istemez sıkıntı daha da artacaktır.

 

Ülkemiz her bakımdan sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bunun sorumlusunu aramak yerine, bu dönemden çıkış içinde toplumsal birlikteliğe ihtiyaç var. Ancak, dumanlı ve karmaşık havayı seven bir takım çevreler bu birlikteliğin oluşmasını nedense istemiyor, kafa karıştırmayı sürdürmek ve daha da arttırmak için yeni senaryolar gündeme sürülüyor. Bu sıkıntılı günlerden bir an evvel refaha çıkmak için hep birlikte hareket etmek gerekiyor. Kendi aramız ki sorunların hesabını sormanın ileriye ertelenmesinde yarar var. Çünkü kurtlara meydanı bırakmanın faturasını hep birlikte ödemek durumunda kalırız.

 

TAM KAPANMANIN FATURASI AĞIR GELDİ
Covid 19 sebebiyle alınan tedbirler kapsamında çalışanlar ve görevliler hariç tüm vatandaş Ramazan Bayramını evinde geçirdi. Fırsatçılarda fiyatlarda yaklaşık 30 oynadı. Gıda fiyatları başı çekerken tüm tüketim malları zamlandı birçok mal ise 100 zam gördü, alım gücü azaldı. Aç kurtlar bu dumanlı havada fırsatı ganimete çevirdi, çok büyük vurgunlar yaşandı. Vatandaş hazırı tüketti kapalı mekân sahipleri kedileriyle baş başa ödenemeyen krediler varken şimdi yeniden nefes kredisi adı altında bankalar kredi musluğunu açıyor ancak faizler hiç iç açıcı değil, Rabbim bir an önce bu virüsten kurtulup normal hayata dönmemizi nasip etsin, bunları yaşarken gelelim ilçemize; 

 

KEMALPAŞA'DA BİTMEYEN ÇİLE İMAR!
Kemalpaşa ilçemizde 20 yıldır çözülemeyen imar durumu artık trafik kaldırmıyor, çevre yoluna ihtiyaç var, yeni arsa tahsisine yeni konut ihtiyacı bunlar çözülmesi gereken konular, ancak şehir plancısı arkadaşlar planlamayı yaparken adil olmayı esas almalıdır. Kuzey bölgesi imar çalışmaları askıda kaldı, ancak otuzun üstünde vatandaş bu uygulamadan memnun kalmayınca belediyeye askıdayken itiraz dilekçelerini sundular. Şimdi komisyon bu itirazları değerlendirecek, ancak 20 yıldır, süren bu sorun çözülmelidir. Yerel yöneticiler öncelikle adaleti esas almalıdır. Eğer yandaş ilişkisine girdiklerini takdirde sonuç alamalar, davalar sürer gider, zarar gören tüm Kemalpaşa halkı olacaktır. Bu sebeple bu konu hassas bir konudur. Ahbap çavuş ilişkisini bırakıp hakkaniyetle hareket edilmeli adil davranarak problemleri çözüp bir an önce Kemalpaşa’nın imar sorunu ortadan kaldırıp harekete geçilmelidir. Konut arsa sorunu, otopark sorunu çevreyolu sorunu bunlar ivedi çözülmelidir. Çözüm odaklı çalışma yapılmaz ise bizi yönetenler koltukta rahat oturamazlar. Bu sorunlar acil çözüme kavuşturulmalıdır.

 

MESCİDİ AKSA KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!
Kurt dumanlı havayı sever anlayışı Ramazan ayında İsrail’in zulmüyle perçinlendi. Ramazanın ortasında katil İsrail Filistin ve Mescid-i Aksa’yı bombaladı. Ramazan bayramını kana buladılar, ülkemizde ve dünyada tepkiler çığ gibi arttı. Protestolar, bildiler konvoylarla İsrail protesto edildi. Dünya Müslümanları bir kez daha anladık ki birlik ve güçlü olmak gücü birleştirmek zalime karşı dayanmayı gördü. Zalimin zulmüne karşı Müslümanlar D-8'i harekete geçirerek İsrail’in anlayacağı dilden konuşulmalıdır. İsrail güçten anlar. Mescid-i Aksa özgürlüğe kavuşana kadar direnişe devam edilecektir ve bu topraklarda 1917 de İngilizler Filistin’e adım attılar nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman ve Hristiyanlardan oluşuyordu. Ancak İspanyol kralının Yahudileri kovduktan sonra İngilizler Yahudileri Filistin’e göçe zorladı ve Yahudileri kovduktan sonra İngilizler Yahudileri Filistin’e göçe zorladı ve Yahudilerin göçleriyle bu sayı 1948’de büyük bir orana ulaştı. BM’nin 29 Kasım 1947 tarihinde hazırladığı plan dâhilinde Filistin topraklarının 55’i Yahudilere 45 ise Müslümanlara verildi. Filistinliler bu karara şiddetle karşı çıktılar ancak çıban yerleşmişti. Engel olamadılar.


İngilizler Siyonist ideoloji için her türlü alt yapıyı hazırladıktan sonra bölgeden çekildiler. Bölgeye yerleşen ırkçı zihniyet ise şiddet kullanarak topraklarını genişletmeye ve nüfusunu arttırmaya devam etti. 

 

14 Mayıs 1948 tarihinde işgalci İsrail dış destekçilerinden de cesaret alarak devletleştiğini ilan etti. Ne acıdır ki, bir yıl sonra 28 Mart 1949 da Türkiye İsrail’i devlet olarak tanıyan tek Müslüman ülke olarak tarihe geçti. Bugün bu kara lekeyi ancak Filistin’in yanında istikrarlı bir şekilde yer alarak silebilir. Şu bir gerçek ki, eğer Mescid-i Aksa özgürse İslam âlemi de özgürdür ve şafak söküyor. Filistin semalarından yükselen o sesler çırpınan kanatlar özgürlüğün ayak sesleridir. 

 

Duamız Filistin’in Mescid-i Aksa’nın Müslümanların özgürlüğü içindir. Duamız İslam’ın bütün yeryüzüne hâkim olması içindir. İslam’ın sancağını semaya kaldırdığımız gün dünya hak ve adaletler ve gerçek sevgi ile tanışacaktır. Bütün çabamız bunun içindir. O gün Filistinli çocukların uçurtmalarını özgürce uçurtup, kendi şarkılarını söyledikleri gün olacaktır.

 

Kurban Bayramının da tüm İslam âlemine huzur, barış ve kardeşlik getirmesi dileği ile Kurban Bayramınızı kutluyor, Hepinizi Allaha Emanet ediyorum.

 
Etiketler: KURTLAR, DUMANLI, HAVAYI, SEVER,
Yorumlar
Haber Yazılımı