Yazı Detayı
14 Haziran 2021 - Pazartesi 09:56
 
“KEMALPAŞA (NİF) TARİHİ MEZAR TAŞLARI” KİTABI VE RAMAZAN COŞKUN
Rahim SAĞ
rahimsag@kemalpasaaktuel.com
 
 

2018 yılı ekim ayından beri saha çalışması yapılan “Kemalpaşa (Nif) Tarihî Mezar Taşları”, Kemalpaşa Belediyesi Kültür Yayını olarak kitaplaştı. İzlenimlerime göre kitap, büyük bir ilgi ve beğeni ile karşılandı. Kemalpaşa Belediyesi’nin ilk kitabının yayınında büyük emeği geçen Belediye Başkan Yardımcısı Ramazan Coşkun’un, kitabı göremeden vefatı, içimizde derin bir hüzün bıraktı.

 

Aslında “Kemalpaşa (Nif) Tarihî Mezar Taşları” kitabı üzerine yazmam gerektiği düşüncesinde olmama rağmen, kitap hakkında yazmak içimden hiç ama hiç gelmiyordu. Bunun temel iki nedeni var; ilki psikolojik diğeri ise etik… Psikolojik boyutu; bilenler bilir, aylarca hatta yıllarca emek verdiğiniz, gecenizi gündüzünüze kattığınız konu ve kitap artık sizin için bıkma derecesinde uzaklaşmak istediğiniz, üzerinde konuşmak bile istemediğiniz ama illa ki konuşmak zorunluğunda bırakıldığınız bir nesnedir. İkincisi ise “etik” boyut, yazar olarak içinde bulunduğum bir kitabı anlatmak… Kitabı tanıtmak, özellikleri hakkında bilgi vermek, önemini vurgulamak vb. ilkel davranışlar bana göre. Öte yandan kabul etmek gerekir ki okuyucunuz merak eder, soru sorar, bilgi sahibi olmak ister; bu da samimi okuyucuya karşı bir sorumluluktur. Kitabın yayınıyla bitti sandığınız sorumluluk başka bir boyutta devam eder. 

 

2018 yılı ekim ayından bu yana, içinde bulunduğumuz 2021 Nisan ayına değin, büyük ölçüde Hasancan Eralaca ve Mustafa Altıntaş ile yaz kış, yağmur çamur, sabah akşam, gündüz karanlık demeden dolaştık; mezarlık mezarlık Kemalpaşa’nın her yerine gittik; yeni bir mezarlık yeri olduğunu öğrendik, oraya da gittik. Öğrendiğimiz yeni mezarlıkta eski yazılı mezar taşı bulamasak bile gittik, en azından fatihamızı okuduk.

 

“Kemalpaşa (Nif) Tarihî Mezar Taşları” kitabının benim de katıldığım alan çalışma sürecini Kemalpaşa Aktüel dergisinin Ekim 2020 tarihli 15. sayısında yazmışım, o nedenle tekrar etmek gereksiz bence.  Dilim ve kalemim döndüğünce ötesini anlatmak istiyorum. Böyle bir yazı yazarken duygusal olmamak imkansız. Yazının en sonunda söyleyeceğimi, en başında söyleyeyim: Ramazan Coşkun; benim Kemalpaşa’da, Kemalpaşalı olarak tanıdığım en nitelikli, sağlam karakterli, kültür ve sanat adına yapılagelen işlerin yetersizliğinin farkında olan, alışılagelmişin dışına çıkılması gerektiğini savunan asil bir beyefendi, aynı zamanda bana Kemalpaşa’nın yakın geçmişini “off the record” kaydıyla anlatan, gönül adamı, gerçekçi, doğduğu topraklara gönül ve emek borcu olduğuna inan bir ‘abi’ idi. “Bırak artık kaldırım yapma bina yapma safsatasını, kültüre yatırım yap; bizi yaşatacak, geleceğe taşıyacak yatırım kültür” diyen, üstelik bunu üstüne basa basa söyleyen adamdı. Bu anlamda “Kemalpaşa (Nif) Tarihi Mezar Taşları” kitabı bizim kadar çok onun eseridir Kemalpaşa’ya.

 

Tanışmamıza vesile, benim ve Mustafa Altıntaş ve Hasancan Eralaca ile 2018 yılından beri yürüttüğümüz “Kemalpaşa (Nif) Tarihi Mezar Taşları”  çalışması oldu. İlk tanışmamız da ilginçtir: Ortadoğu toplumlarda hiç alışılmadık biçimde, bende kayıtlı olmayan bir numara beni aradı ve kısaca kendisini tanıttıktan sonra kendi statüsünü vurgulamadan “Hocam, sizin bir projeniz varmış, görüşebilir miyiz?” dedi. Aynı akşam bir kafede buluştuk; ben ve Reha Korkut, yıllardır birbirini tanıyan üç kişiymiş gibi tarihsel konular üzerine sohbet ettik. Ben, dilimin döndüğünce kendisine çalışma hakkında bilgi verdim; verdiğim bilgiler onu çok heyecanlandırmış olmalı ki net olarak söylediği “hocam bu çalışmayı Kemalpaşa’mıza mutlaka kazandıracağız inşallah” dedi. Çalışmanın kitaplaşma süreci de böylece başlamış oldu. 

 

İlerleyen süreçte, Ramazan Coşkun’u ekip arkadaşlarım olan Hasancan Eralaca ve Mustafa Altınbaş ile tanıştırdım ve beraberce çok kez görüştük. Ben ve arkadaşlarım çalışma hakkında bilgi ve detay verdikçe hele de bazı çarpıcı anekdotları aktardıkça nasıl heyecanlandığını yüz ifadesinden anlaşılıyordu, gözlerinin içi parlıyordu.  Tanıyanlar bilir; saf, içten gelen, bana göre “çocuksu” bir samimiyetle karşısındakine güven veren bir gülümsemesi vardı. Bu satırları okuyanlar, devlet ricali olan kimselerle pek karşılaşmamış olduğumu düşünerek abarttığım kanısına varabilirler. Yıllarca Ankara’da yaşamış ve hâlâ hayatta olan bir bakanın en yakınında uzun yıllar en yakınında görev almış biri olarak bulunduğumu hatırlatmak isterim. Ramazan Coşkun, eskilerin tabiri ile “nevi şahsına münhasır” yani kendine özgü tavır ve davranışları olan bir şahsiyetti. 

 

“Kemalpaşa (Nif) Tarihî Mezar Taşları” kitabındaki ekip arkadaşlarımızla 22 Mart’ta, kitabın matbaadan gelen prova baskısını göstermek için belediye binasındaki makam odasında görüştük. Mesai bitmişti ama arkadaşlarımız ancak geç saatte gelebileceği için akşam 7’ye kadar bizi beklemişti. Aslında orada, o anlar için nedensiz bir tutum sergilediğimi sonradan fark ettim. Beni bilenler bilir, gerekmedikçe fotoğraf çekmeyi de çektirmeyi de sevmem ama o gün nedense çok fotoğraf çektim ve şu an hatırlıyorum da iyi ki çekmişim. Biri yazıda da yer alacak olan dört fotoğrafını çektim, hem de yönlendirerek, şöyle bakın, böyle durun diyerek. O fotoğraflarda, yukarıda anlatamayacağım kadar içten gülümsemesi dün gibi aklımdan çıkmamacasına gözümün önünde duruyor. Kendisinin “ben bütün yazarların imzası bulunan iki kitap alacağım iki kızım için, babalarının hatırası olarak saklasınlar diye” sözünü Hasancan, Mustafa ve ben bize tevdi edilmiş bir vasiyet olarak algıladığımızdan en kısa zamanda bu vasiyetin gereğini yapacağız. 

 


Son görüşmemiz, 8 Nisan tarihinde sosyal medya hesabından kendinin ve eşinin Covid-19 testinin pozitif çıktığını açıkladığı perşembe gününün iki gün öncesinde oldu. Beni aradığında ben Belediye binasında, arşiv biriminde bulunuyordum. Odasına çıktım, karşılıklı oturuyorduk, nezaketen rica edip makam koltuğuna oturmak istedi zira sırt ağrısı vardı. Benden son ricası “Anadolu Parsı” filminin çekim ekibine yardımcı olmamdı. Ders, nöbet, arşiv çalışması derken perişan olan ben, 45 dakika sonra Nif Kalesi’ne tırmanıyordum. İki gün sonra testinin pozitif çıkması, üzüntülü ama ümitli bir bekleyiş süreci… Olmadı, olamadı; o çocuksu, içten gülümseme sadece fotoğraflarda, zihnimizin ve hatıralarımızın en derin köşesinde sonsuza kadar unutulmamacasına kaldı ve sonsuza kadar da kalacak… 

 


Sıradan bir insan öldüğünde sadece bir insan ölmüş olur ancak fikir sahibi, kafasında idealleri, öngörüleri ve projeleri olan bir insan öldüğünde sadece bir insan değil; onun fikirleri, öngörüleri ve projeleri de ölür. Böylesi, çok nadir rastlanan insanları gerçek anlamda yaşatmak demek, onların fikirlerini, öngörülerini ve projelerini yaşatmak demektir, işte asıl o zaman o insanları yaşatmış olursunuz. Emin olun onlar da böyle olmasını isterlerdi… Lütfen Ramazan Coşkun’u yaşatın; fikirleriyle, öngörüleriyle ve projeleriyle… Bu nedenle Ramazan Coşkun adı, adının hak ettiği değerdeki bir kuruma verilerek de yaşatılmalıdır. 

 

Hasancan Eralaca - Mustafa Altınbaş: 
“Vefa ve minnet sahibiydi.”

Vefatından derin bir üzüntü duyduğumuz Ramazan Coşkun başkanımızla 2020 yılının Eylül ayında tanışmıştık. Kemalpaşa’da bir çay bahçesinde oturduğumuzda, memleketine duyduğu derin vefa ve minnetten oldukça etkilenmiştik. Kemalpaşa’nın her mânâda hek ettiği yere gelmesi için gece gündüz kafa yorduğu, memleketinin derdiyle dertlendiği kurduğu her cümleden açıkça anlaşılıyordu. Kurduğu hayaller ve yapmak istediği işler, ilçenin gelişimini hızlandıracak türden önemli planlardı. Bizi Ramazan başkanla buluşturan esasında iki yıl önce başlayıp henüz yeni bitirmiş olduğumuz “Kemalpaşa (Nif) Tarihi Mezar Taşları” kitabıydı. Çalışmanın kitap olarak yayınlanması ve bu işi Kemalpaşa Belediyesi’nin yapması gerektiği konusundaki heyecanı ve düşünceleri bizi hem şaşırtmış hem de heyecanlandırmıştı. İlk görüşmemizin akabinde defalarca bizi aramış, fikirleri ile bize katkı sağlamış ve çalışmanın yayın hayatına kazandırılması için üstün bir çaba sarf etmişti. 

 

Vefatından çok kısa bir süre önce kitabın prova baskısını kendisine sunduğumuzda ve kitabı ilk eline aldığında yaşadığı heyecan hâlâ dün gibi aklımızda… Kemalpaşa için yeri doldurulmaz bir değer olan kıymetli ağabeyimizin sayesinde ortaya çıkan bu kitabı vefatından çok kısa bir süre önce görmüş olması bizim için bir teselli olsa da, basım ve dağıtım aşamasında bulunmamış olmasından dolayı hâlâ çok müteessiriz. 

 

Kısa bir süre de olsa kendisiyle çalışmaktan, kendisini tanımız olmaktan, nasihât ve tebriklerini almış olmaktan dolayı mutlu ve gururluyuz. Memleketi Kemalpaşa’ya yapmış olduğu hizmetler sayesinde asla unutulmayacak, hep anılacak biri olduğundan biz eminiz lakin biliyoruz ki hem çok emek verdiği “Kemalpaşa (Nif) Tarihi Mezar Taşları” kitabı sayesinde Kemalpaşalıların hem de onu yakından tanımış olan bizlerin hafızasında yaşamaya devam edecektir. Rahmetle anıyor, aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum…

 
Etiketler: “KEMALPAŞA, , (NİF), TARİHİ, , MEZAR, TAŞLARI”, , KİTABI, VE, , RAMAZAN, , COŞKUN,
Yorumlar
Haber Yazılımı