Haber Detayı
03 Ağustos 2021 - Salı 14:01
 
TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ BAŞLARKEN
Salih Topuk Yazdı... TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ BAŞLARKEN
DİĞER Haberi
TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ BAŞLARKEN

2 Ağustos 2021 pazartesi günü, memurların hükümet ile “toplu sözleşme görüşmeleri” başladı. Bu görüşmeler sonucunda, memurların 2022/ 2023 yıllarında alacak oldukları zam oranları belirlenecek. Abartılı rakamlarla da medyada çarşaf çarşaf yayınlanacak.

         

Ben iktisatçı değilim, 35 yıllık öğretmenim. İnternetten yaptığım araştırmalar sonucunda elde ettiğim bazı verileri sizlerle paylaşarak kamu çalışanlarının ne çok ekonomik hak kayıplarına uğradıklarını anlatmaya çalışacağım.

         

Bir önceki toplu görüşmelerde kamu çalışanlarına

2020 yılı için 4+4

2021 yılı için ise 3+3 ve enflasyon farkı kadar maaş zammı verilmişti.

 

Peki, o yıllarda enflasyon ne oldu?

2020’de 14.60

2021’de (Haziran ayı verilerine göre) 17.53. Bunlar TÜİK’in açıkladığı oranlar. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun araştırmasında enflasyon oranı 30’un üzerinde.

TÜİK’in açıkladığı oranların enflasyon farkı ödendi tabi.

 

Kamu çalışanına verilen bu zamlar Merkez Bankası’nın açıkladığı yıllık hedef enflasyonuna göre veriliyor. Son beş yılın hedef enflasyonu ve gerçekleşen enflasyon oranları ise şöyle:

  YIL             HEDEF ENFLASYON                       GERÇEKLEŞEN ENFLASYON

2017                      5                                                        11.92

2018                      5                                                        20.30

2019                       5                                                       11.84

2020                       5                                                       14.60

2021                       5                                                       17.53   (2021 Haziran ayı verileri)

         

 

Görüldüğü gibi Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerinde, “evdeki hesap çarşıya uymuyor.” Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2022 yılı hedef enflasyonu 6, 2023 yılında ise 5. Yapılacak olan maaş zammı pazarlığı, (hükümet tarafından) bu hedef üzerinden yapılacak sanırım. Peki bugün 17.53 olan enflasyon, önümüzdeki yıl 6’ya düşer mi? Bu temelde yapılan artış zam değil, TÜİK verilerine göre “enflasyon kaynaklı kaybın” karşılanmasıdır.

         

 

Türk-İş sendikasının yaptığı araştırmada ülkede;

Açlık sınırı: …...2.865 lira.

Yoksulluk sınırı: 9.332 lira.

 

2021 Temmuz ayı artışları sonucu en düşük kamu çalışanı (memur) maaşı: 4.571 lira

Asgari ücret: 2.825 lira.

 

Yani ülkenin memurları yoksulluk sınırının altında. Asgari ücret ile çalışanlar da açlık sınırının altında yaşıyorlar. Çalışarak emeği ile geçinen insanlar, insanca yaşam standartlarının altında yaşıyorlar.

 

Bir de asgari ücret zamları ile kamu çalışanlarına yapılan zam arasındaki uçurum var. Son yıllarda asgari ücret ve memur zammı oranları da şöyle gerçekleşmiş:

 

YIL            ASGARİ ÜCRET   ZAM ORANI                    ÖĞRETMEN MAAŞI     ZAM ORANI                   2017                     1.404 lira        7.78                                        3.473 lira                       11.00

2021                     2.825 lira        21.56                                      5.460 lira                        8.00

 

(Öğretmen maaşları ¼  olarak hesaplanmış. Yani en yüksek öğretmen maaşı)

2017 yılında asgari ücretin öğretmen maaşına oranı 2.50.

2021 yılında asgari ücretin öğretmen maaşına oranı 1.90

Böyle giderse ileride öğretmen maaşları ile asgari ücret eşit seviyelere gelecektir.

        

 Biz öğretmenler, yüzdelikli, buçuklu dilimlerle maaş artışları değil, tüm çalışanların insanca yaşayabileceği bir gelir istiyoruz. Ülkemizdeki Gayri Safi Milli Hasılanın daha adil, daha eşit dağıtılmasını istiyoruz. Ülkemizdeki (varsa eğer) refahtan pay almak istiyoruz. Sınıfta ders anlatırken, evde yarınki derse hazırlanırken, “aldığımız maaş ile ay sonunu nasıl getiririz?” hesabı yapmak istemiyoruz. İnsanların açlık sınırının altında yaşamasını istemiyoruz.

          

 Bu dönemde sadece konfederasyonumuz Birleşik Kamu İş sokağa çıkmış, basın ve medya aracılığı ile tüm kamuoyu önünde, eğitim emekçilerinin taleplerini, sorunlarını dile getirmiştir. Diğer sendikalardan hâlâ ses yok. Kamuoyu önüne çıkacaklarını da sanmıyorum.

        

 

Daha adil, daha gerçekçi bir toplu sözleşme süreci olması için; işveren ile yapılan görüşmelerde masada sadece Memur-Sen konfederasyonu değil, onunla birlikte Türkiye Kamu-Sen, KESK ve Birleşik Kamu-İş konfederasyonlarının da o masada olması gerekir. Her sendika kendi isteklerini masaya koyar, toplu bir uzlaşmanın yolları aranır.

 

Bu düşüncelerle ülkemizde kamuda ve özelde çalışan tüm emekçilere daha insanca yaşayacakları yarınlar diliyorum...  

Salih TOPUK - Eğitim-İş Kemalpaşa Şube Başkanı

 

  

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: TOPLU, SÖZLEŞME, GÖRÜŞMELERİ, BAŞLARKEN,
Yorumlar
Haber Yazılımı