Haber Detayı
06 Mart 2021 - Cumartesi 14:58
 
SEVGİ YÜREKTE OLMALI
Kemalpaşa Aktüel Dergimizin yazarı Arif Gemici yazdı... Sevgi yürekte olmalı...
DİĞER Haberi
SEVGİ YÜREKTE OLMALI

8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor, her güne bir isim koyulmuş, kapitalist sistem kazancını arttırmak için böyle günler oluşturmuş, hâlbuki sevgi yürekte taşınmalı, gönüllere girmek, taht kurmak ayrıcalıktır. Maalesef toplumumuz kapitalist sistemin girdabına girmiş, sürükleniyor; Nereye kadar!

 

Anne baba bin bir çeşit fedakârlıkla evlatlarını yetiştiriyor. Annelerin ömür boyu fedakârlıklarına rağmen çocuklarını büyütüyor. Doktor, mühendis, öğretmen vs olması için çabalıyor, sonuçta yaşlanınca annelere ve babalara karşı tutum değişiyor. Neden böyle oluyor? Evlatları yetiştirirken ahlak ve maneviyattan yoksun yetişiyorlar. Aile terbiyesinden, ananelerde bir haber Cennet Annelerin ayakları altındadır, diyen inancımızı hiç anlamayan gençlik okuyup adam olduklarını zannediyorlar, annelerini sosyal hizmetler bakım evine terk ediyorlar. Soruyorum bu gençliğe, sen hiç yaşlanmayacakmısın? Doktor, mühendis öğretmen veya makam sahibi olsan ne yazar… Sen Allah’a iyi bir kul olamadıktan sonra hayatın tadını alamazsın.

 

Dünya kadınlar gününü 8 Martta değil her gün kutlanması lazım, sabah evden çıkarken anne duasıyla işine başlaması yani evladın maddi ve manevi havasını değiştirir. Topluma faydalı birer birey olmanın yarışını yapan, hazzını yaşar.

 

Şimdi 8 Martta evin hanımı eşinin hangi hediye ile geleceğinin hayalini kurar, kimileri hediye geldiğinde o an mutlu olur, kimileri bekler bir şey gelmeyince karamsarlığa düşer hâlbuki hediye ile sevgi ölçülmez, kadına verilen değer hayat boyunca ona olan davranışlarınız ve sevginizden geçer.
Acaba 8 Marta alınan hediye miydi, ya da hediyeye bulaşmış sevgi sözcüğü müydü? Eşi tarafından bir kadının sevildiğini, değer verildiğini, bilmeye elbette hakkı vardı, onun için bu kapitalist sistemin kurguladığı günümü beklemek lazım? Her kadın ya da erkek eşi tarafından sevildiğini hissetmek ister fakat nedense insan için bir damla sevgiyi vermek, büyük bir serveti vermekten daha zor gelir. Çünkü sevgiyi almamış yoksunluk psikolojisine kapılıp, kendi çabası ile de üretmemiştir.

 

İnsan bilemediği tanımadığı şeyi nasıl verebilir? Veremiyor, vermek için çabada göstermiyor. Onun bu zaafını bilen kapitalist sistem ürettiği yapay gün ve geceler üzerinden ürünlerini pazarlıyor ve insanların duygularını hiçe sayıp kullanıyor.

 

Kapitalist sistem kişilerin arasında ki ilişkiler, merkezinde yer alan dinamikleri yıkarak ruhsal açlığa, doyumsuzluğa ve sevgisizliğe yol açtı. İlişkileri anlamlı kılan ve sürekli hale getiren sevgiyi zedeledi ve bunun yerini maddiyatla, pazarladığı ürünlerle doldurabileceğini zannetti. Fakat insan için açılan o boşluk hiçbir zaman dolmadı, dolması da mümkün değil.

 

Toplumda her şey alt üst oldu. Hayatın girdabına giren evlatlar, çocuklarına eşlerine, anne babalarına, arkadaşlarına dostlarına olan sevgi borçlarını unutup, menfaatleri doğrultusunda yaşamaya başladılar. Sonuç olarak sevgi boşluğunu başka yerde aradılar; bu boşluğu doldurabilmek için aşırı yemek, aşırı alışveriş yapmak, aşırı eğlenmek, aşırı harcamak gibi yollara başvurdurlar. Sonuç koskoca bir umutsuzluk, Yılda bir günü eşlerine ayırmak için kapitalist sistem bir gün belirliyor, hikâye burada bitmiyor, pazarlanacak ürünler piyasada gösterime giriyor ve fertler, tüketim toplumu haline getiriliyor. O güne hazırlanmış hediyeler, aksesuarlar tektaşlar veya pırlantalar, kıyafetler, tatiller sergileniyor kurbanlar bir ay önceden reklamlarla hazır hale getiriliyor. Bu fahiş paralarla eğlenceler renkli geceler düzenleniyor.  Sonra sevgi, kapitalist sistemin oyuncağı oluyor. Satın alınan hediyeler eşler arasındaki sevgiyi arttırmıyor, tam aksine doyumsuzluğa sürüklüyor. Bu da bu sistemin işine yarıyor.

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü veya 14 Şubat Sevgililer Günü gibi kapitalist sistemin bilinçsiz kitlelere kurduğu bir tuzak ve o günler adına tasarlanmış hiçbir şey insanlara hak ettikleri sevgiyi veremeyecek bir gerçek, sözün büyüsüne kapılıp ümit besleyenler evliliklerini o güne denk getirmeye çalışanlar olacak, sıra dışı kutlamalarla dikkat çekmeye çalışanlara rastlayacağız, telefonlara özel mesajlar yağacak, özel hediyeler alınacak, alışverişler yapılacak, seçkin mekânlar da ziyafetler verilecek fakat kazanan sevgiye susamış yürekler olmayacak, kazanan yine kapitalist sistem olacak. 

 

Anlatmaya ve dillendirmeye ihtiyaç duyduğumuz gerçek şudur; sevgi aldığımız nefes kadar zengin ve içtiğimiz su kadar değerlidir. Birbirlerini seven insanlar özel bir güne ihtiyaç duymazlar. Sevgi ilgi ile gelişir büyür, beslenerek büyüyen sevgi kalıcıdır. Bunu sosyal medya üzerinden sergilemeye ihtiyaç duymazlar. Her fırsatta kadına yakışan sevgiyi eşler her fırsatta yaşamaya ve korumaya özen gösterirler.

 

Birbirlerine sevgi ve saygıda kusur etmeyen, büyüklerini seve ve sayan bir toplum olmaya ihtiyacımız var. Tüketici bir toplumdan üreten bir toplum olmaya ihtiyacımız var, bu günler vesilesi ile tüm insanlığın huzur, barış ve kardeşliğin olduğu, kadınlarımıza saygılı ve sevgisini gösteren bir nesil yetiştirmemiz dileği ile…

 

Allah’a emanet olunuz. 

Kaynak: Editör:
Etiketler: SEVGİ, YÜREKTE, OLMALI,
Yorumlar
Haber Yazılımı