Haber Detayı
19 Temmuz 2021 - Pazartesi 14:28
 
NİF İLK NE ZAMAN TÜRKLER TARAFINDAN FETHEDİLDİ?
Rahim Sağ Yazdı... Nif İlk Ne Zaman Türkler Tarafından Fethedildi?
DİĞER Haberi
NİF İLK NE ZAMAN TÜRKLER TARAFINDAN FETHEDİLDİ?

Yaşadığımız coğrafya eski çağlardan beri Nymphaion olarak biliniyordu; Türklerin   bu bölgeye yerleşmesiyle Nif’e ve Türklerin kendi adlarıyla ikinci kez devlet oldukları Cumhuriyet’leriyle birlikte, bir anıya tanıklık yadigârı olarak Kemalpaşa’ya dönüşür. Peki, “Alp ile Gelin’in Zeybeği” ilk ne zaman ve nasıl başladı? Tarihî Nypmpaion, nasıl Türkleşti?  

 

Tarihsel süreç içerisinde İznik Bizans Devleti’ne (1204-1261), yaklaşık yarım yüzyıl “fiilî” başkentlik yapmış olan Nymphaion/Nif şehri, Türk egemenliğine ilk kez girdiği 1313’te Saruhanoğlu Beyliği’nin aldığı topraklar arasındadır. Nif, Saruhanoğlu Beyliği egemenliği ve idaresine girdiği zamanlarda da büyük ve önemli bir yerleşimdir. Öyle ki dönemin tarihçisi Şehâbeddin el-Ömerî, Mesalik’ül Ebsâr adlı Arapça eserinde anlattığı Nif, günümüzde istesek de gözümüzde canlandıramayacağımız kadar büyük bir alanı kapsar. Şehâbeddin el-Ömerî, eserinde “Nif Memleketi” başlığı altında şu bilgileri veriyor:


 
“Nif Memleketi: Bu(rası) da ikinci kuşağın yedincisidir. Buranın sahibi ona komşu olan Saruhan’ın kardeşi Ali Paşa’dır. Merkezi Nif şehridir. Burası Denizli’nin kuzeyinde Biderol’un güneyindedir. Biderol ise Türk şehirlerini kuşatan Doğu Dağı’nın dışında kalan denize çıkış tarafında kuzeydedir. Bu memleket sahibinin sekiz şehri ve otuz kadar da kalesi vardır. Askeri sekiz bin atlıdır. Piyadesi ise pek çoktur, ekserisini teşkil eden ok atanlardır. Buranın memleketi hemen hemen hepsi dağların tepelerinde kurulmuştur. Bu dağlar o kadar yüksektir ki bulutlar ne kadar uçsalar kanatları o dağların tepelerine yetişemez. Onun derelerine giden rüzgârlar toplu halde bu tepelerden göç göç geçerler. Bitkilerini sulayan bol yağmurlu bulutlar buradan geçtikten sonra o vadilere inerler. Şimşekler buradan çakarak geçer. Burasının Dirhemi, Muddu ve fiyatları Manisa’daki gibidir.”

 

El-Ömerî’nin verdiği bilgileri tam olarak anlayabilmek için Nif Memleketi ile eş ya da yakın değerde andığı diğer memleketleri yan yana düşünmek, kıyaslamak ve bu şekilde Nif’in gerçek konumlandırılışını belirlemek gerekir. Mesalik’ül Ebsâr’ın Nif Memleketi ile birlikte ve Nif Memleketi ayarında bilgilerini kaydettiği diğer “memleketler”; Germiyan (Oğulları) Beyliği, Denizli, Tavas, Hamid (Oğulları) Beyliği, Kastamonu, Geyve, Bursa, Balıkesir, Marmara, Nif, Manisa, Birgi, Foça, Antalya, Afyonkarahisar, Ermenek’tir. 

 

Batılı akademisyenlerin sıklıkla kullandıkları ve metodik olarak benimsedikleri “analogical comparison” yani “analojik karşılaştırma / kıyaslama” yöntemine göre sözü edilen yerleşim merkezleri arasında adı geçen Nif, adları ve özellikleri belirtilen yerleşim yerlerinden daha büyük ya da yakın değerde bir mülkî-coğrafi alanı kapsar. Hatta “sekiz şehri”, “otuz kadar kalesi”, “sekiz bin süvari” askeri ve “çok sayıda piyadesi” ile Denizli (Tonguzlu), Tavas (Tavaza), Geyve (Kawia), Marmara, Manisa (Mağnisiya), Antalya, Afyonkarahisar (Karasar - Karahisar) ve Ermenek Memleketi’nden nicel olarak daha fazla ve daha büyük bir varlığa sahiptir. 

 

Nif’in tarihsel süreç içerisinde Türk egemenliğine girişine ilişkin bir diğer kaynak ise Evliya Çelebi’dir. Başka bir deyişle, Nif’in, XVII. yüzyıldaki etnografyası, mülkî ve askerî idâresi hakkında en doyurucu bilgi kaynağı, aynı zamanda Osmanlı dönemindeki sosyal hayatını yansıtan en önemli kaynaklardan biri, hatta en önemlisi Evliya Çelebi’nin meşhur eseri olan Seyâhatnâme’sinde Nif hakkında yazdıklarıdır. Zira XVII. yüzyıldaki Nif’in askerî, mülkî, coğrafî, mimarî ve sosyal varlığını belgeleyen az sayıda bilgi, söz konusu eserinin satır aralarında yer almaktadır. 

 

Nif’in tarihine dair verdiği bilgilerde Evliya Çelebi, “İskender-i Kübrâ asrında Kaydefâ binâsıdır.” diyerek Nif’in Makedonyalı Büyük İskender devrinde ve bugün zekice bir adlandırmayla Kadife Kale adıyla adını yaşattığımız Kraliçe Kaydafa döneminde yerleşim yeri olarak kurulduğunu belirtir. Bu bilgi doğrultusunda Evliya Çelebi’nin Nif’in bir yerleşim birimi olarak kuruluşunun tarihine ilişkin verdiği bilgi M.Ö.4. yüzyılı işaret eder.

 

Evliya Çelebi’nin “ba’dehu” yani “sonunda” diyerek, muhtemelen daha sonra kaydedeceğini düşünerek boş bıraktığı ve eserine yaz(a)madığı biçimiyle “Sene (---) târîhinde Sarhan Baba Sultân, kutbiyyete kadem basmış ulu sultândır, anın zamân-ı sa’âdetinde be-dest-i Hacı Emet Beğ fethidir.” demektedir. Nif’in, Türkler egemenliğine girmesine dair Saruhan Bey tarafından fethedildiğini söylemesi, günümüzdeki tarihî ve bilimsel verilerle elde ettiğimiz bilgilerle aynıdır. Ancak Çelebi’nin “Hacı Emet Beğ fethi” dediği Nif’in, Saruhan Bey’in döneminde Ali Paşa tarafından fethedildiği ve Ali Paşa’nın Nif’e “Bey” olarak bizzat Saruhan Bey tarafından görevlendirildiğine ilişkin günümüz bilgileriyle çelişmektedir. Çünkü Prof.Dr. Ali Sevin ve Prof.Dr. Yaşar Yücel’in aktardığı “Saruhan Bey Türkler’in Leşker ili (Laskaris ili) vilayetinin başkenti olan Manisa’yı 1313’de fethederek kıyı yönüne sınırlarını genişletti. Manisa’yı beyliğinin başkenti yaptı. Kardeşi Ali Paşa da Nif ilçesini fethederek kendisine başkent yaptı.” bilgisi Evliya Çelebi’nin şifahî (sözlü) kaynaklı elde ettiği bu yanlış bilgisini doğrulatıcı nitelikte değildir. Ama bu, Evliya Çelebi’nin bize ve günümüze ulaştırmayı başardığı bilgilerinin değerini asla azaltmaz.

 

Nif’in tarihine ilişkin verdiği bilgileri “Ba’dehu sene (---) târîhinde Âl-i Osmânîyan’dan Gâzî Hudâvendigâr nâmıyla mülakkab olan Sultân Murâd-ı Evvel fethidir.” ifadeleri ile yani Osmanlılar’dan Hudâvendigâr adıyla/lakabıyla tanınan I. Murat’ın fethederek Osmanlı Devleti topraklarına kattığı bilgisiyle sonlandırmaktadır. 

 

Osmanlı tarihinde “Fetret Dönemi” olarak anılan 1402-1413 yıllarını kapsayan süreçte Nif coğrafyasına egemen olan, yeniden Saruhanoğulları’dır. “Fetret Dönemi” sonunda Nif, yeniden Osmanlı Devleti egemenliğine girer. Ta ki 27 Mayıs 1919’daki Yunan işgaline kadar…


 
8 Eylül 1922’de Türk Ordu birliklerinin Nif’i Yunan işgalinden kurtarması ve 9 Eylül 1922 tarihinde büyük kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın İzmir’in kurtarıldığı büyük zafer gecesini burada geçirmesiyle Türk damgası buraya tekrar vurulur ve Nif, “Kemalpaşa” adıyla sonsuza değin bir Türk Yurdu olarak ve asla “düşman ayağının çiğneyemeyeceği” bir coğrafya haline gelir…

Kaynak: Editör:
Etiketler: NİF, İLK, NE, ZAMAN, TÜRKLER, TARAFINDAN, FETHEDİLDİ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı