Haber Detayı
08 Mart 2022 - Salı 09:58
 
Bir Kadın Hikayesi. GÜL
Avukat Özlem Kanay Balyeli yazdı. Bir Kadın Hikayesi GÜL.
DİĞER Haberi
Bir Kadın Hikayesi. GÜL

 ‘’ Madem ki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü;  bir kadın hikâyesi yakışır o zaman sayfamıza. Tüm Kadınlar ve Erkekler en başta kendi hayatlarının emekçileridir. Bu nedenle 8 Mart vesilesi ile tüm kadınların ve kadına, bir güne ihtiyaç duymaksızın İNSAN olarak değer veren tüm kocaman yürekli erkeklerin günü kutlu olsun.’’

 

- Anne! Yırtma kitaplarımı anne ne olursun!

- Okul yok demedim mi? Güzel kızsın, biraz ev işi, el işi öğrenip, zengin bir adamla evleneceksin!

İşte böyle annesiyle mücadele içinde geçer okul yılları, gözleri ışıl ışıl, saçları beline kadar iki belik tatlı Gül’ün…

Asker Babası, üniformasının sert duruşunun aksine yufka yüreğiyle her seferinde ana kız arasına girip, Üniversiteyi bitirene kadar karısını ikna edecek ve Gül, çiçeği burnunda bir öğretmen olarak ilk atandığı Bitlis’te, kısa süre içinde gayreti, meslek aşkı, sevecenliği ile halkın sevgilisi olacaktır. 

- Mustafa! Sen gelmiyor musun gezmeye?

-Siz gidin, ben dinleneceğim.

İşte böyle, hem okuyup hem ailesine yük olmamak için çalışan, Mustafa’nın da, arkadaşları gezerken, para kazanmaya uğraşarak geçer gençlik yılları.

Ankara da yan yana fakültelerde okuyup, aynı sokaklardan geçseler de birbirlerini hiç görmezler Gül ile Mustafa.
Mustafa’nın arkadaşlarıyla ara sıra takıldığı kahve bile, Gülün o yıllarda yaşadığı apartmanın altındadır. Aynı saatte aynı yağmurda ıslanırlar, arkadaşları bile birbiriyle tanışır ama her şeyi en ince detayına kadar hesaplayan kader onları karşılaştırmaz bile.
          
Ta ki, Bitlis’ te karlı bir kış günü, Öğretmenler odasının gıcırtıyla açılan kapısına, kafasını kaldırıp bakan Mustafa’nın, şık çizmeleri mantosuyla lüle lüle saçlarını savurup, neşesi kendisinden önce giren Gül’ü görene kadar! 
           
Gece siyahı gözlerine şimdiye dek hiçbir kadının hayali düşmeyi başaramamış, şarkı söylediğinde ipek gibi sesiyle büyüleyen, sporcu olduğu için atletik, alın teri ile kendini bugünlere getirmenin özgüvenli duruşu her haliyle belli olan Mustafa, ilk görüşte aşık olur Gül’e. 
            
Haftalar Aylar, Gül’ün, Bitlisli ağaların kendisiyle evlenirse ağırlığınca altın tekliflerini reddetme çabaları, Mustafa’nın da bu bıcır bıcır ortada tüm ışığıyla gözünü kamaştıran kızı göz hapsi, fakat bir türlü açılamaması ile geçer. 
             
Nihayet, memleketten dönerken, feci bir trafik kazası ile ayakları kırılıp geçici bir süre koltuk değnekleri ile gezecek olan delikanlı, yaşadığı kazanın ve ağalara kızı kaptırırım telaşı ile, hayatın ertelemeye gelmeyeceğine kanaat getirip, o vaziyette açar kalbini Gül’e…
-Sana verecek sadece bir kalbim var ve o kalpte yalnız sen varsın.

Kikirder kız mahcubiyetle - benim de gönlüm var sana lakin babam razı gelmezse olmaz!

Bundan sonrası bir yıl boyunca, kızını zengin bir adamla evlendirecekken hayalleri suya düşen bir anneyi ve çok kıymetli kızını bir türlü vermeye yanaşmayan babayı ikna etmeye çalışarak geçecektir. 

Sonunda gençlerin azmine direnemeyen aile, rıza göstermiş gibi görünseler de, annesi servet değerinde sandıklar dolusu çeyizden bir şey vermeyerek, zoraki geldikleri bir nikâhla kızı Mustafa ile evlendirirler.

         
Ve, her günü sevgi emek vefa sadakat şükürle geçecek 40 yıl sürecek hayat arkadaşlıkları başlamış olur. Anne, elinden geldiğince onlardan uzak durur ; ilk torununu kucağına alana dek.. Ama o anda bile, yumuşadığı düşünülen katı kalbinden diline dökülüp gelen sözler, kehanet gibi bebeğin odasına dolar:

- Bu kızın adı ÖZLEM olacak. Ve sen ona her seslenişinde beni özlem bıraktığın her şeyi hatırlayacak, sen de kızından istediklerine özlem kalacaksın!
         
Fakat Gül’ün insana olan, mesleğine olan,  Mustafa’sına olan, evlatlarına ve evladı gibi öğrencilerine olan sevgisi, bu kehaneti yenecektir. Yıllar boyu, yaptığı öğretmenlikler, okul müdürlüklerinde, en büyük destekçisi eşinin katkısıyla, okumak isteyen, istediği işi yapmak, istediği eşi seçmek isteyen, başta kendi kızı ve tüm kız öğrencilerinin ÖZLEMLERİNE şifa olur.
          
Gül şimdi, kendisini çok seven ve kızından ayırmadığı bir güzel yüreğin diktiği Gül Ağacının altında, her pazar gelip kendisine ipek sesiyle şarkılar söyleyen Mustafa’sını dinleyerek, huzurla uyuyor, ardında bir ÖZLEM bırakarak...

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bir, Kadın, Hikayesi., GÜL,
Yorumlar
Haber Yazılımı