Haber Detayı
15 Ekim 2021 - Cuma 15:12
 
ALACAĞIN TEMLİKİ VE BORCUN ÜSTLENİLMESİ
Avukat Ayşe Unganer yazdı... ALACAĞIN TEMLİKİ VE BORCUN ÜSTLENİLMESİ
DİĞER Haberi
ALACAĞIN TEMLİKİ VE  BORCUN ÜSTLENİLMESİ

Türk Borçlar Kanunu gereğince “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın Alacağını 3. Bir kişiye devredebilir.” Alacağın devrinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması gerekir. Borçlu, alacağın devredildiği devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmedikçe alacaklı olduğunu bildiği kişiye iyiniyetli olarak borcu ödemekle borçtan kurtulur. Örneğin; Alacaklı konumda olan devreden borçludan olan alacağı ile ilgili henüz dava devam ederken bu davada kazanacağı alacak miktarını devredebilir. Bu durumda dava kazanıldıktan sonra temlik sözleşmesinin borçluya karşı açılan icra dosyasına sunulması yeterli olmayıp özellikle borçluya bu temliknamenin (noter aracılığıyla) bildirilmesi gereklidir. Aksi takdirde borçlu icra dosyasında alacaklı gözüken miktarı devredene ödeme yaparsa borçtan kurtulmuş olur. Bu şekilde devralanın alacağı da tehlikeye girer. Çünkü devredenden bu ödenene parayı tahsil edemeyebilir.
 
 
Alacak miktarı küçük olabileceği gibi gayrimenkule dair alacaklar da devredilebilir. Örneğin müteahhitten “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesiyle” bağımsız bölüm (daire) alan kişi tapu kendine geçmeden başka bir kişiye bu hakkını yazılı olarak devrederse arsa sahibinin tapuyu bu devrettiği kişiden başka bir şahsa vermesi durumunda tapuyu devralan yeni malik durumu biliyorsa Tapunun İptalini isteyebilir. Bunun dışında hem müteahhitten hem de temlik aldığı kişiden gayrimenkulün rayiç bedelini ve yaptığı masraflar varsa bunları da tahsil edebilir. Türk Borçlar kanunu 191. Madde gereğince: Alacak bir bedel karşılığında  ( veya bir borcun karşılığı ) devredilmişse devreden, devir sırasında Alacağın Varlığını ve Borçlunun Ödeme Gücüne sahip olduğunu Garanti etmiş olur. Yani devredenin sorumluluğu alacak tahsil edilemezse de devam eder. 
 
 
Alacak bir edim karşılığı devredilmemişse devralan veya önceki alacaklı , alacağın varlığından veya borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir. 
 
 
Tabii ki uygulamada bir alacağın devri mutlaka bir borç karşılığı veya bir ödeme veya hizmet karşılığı yapılıyordur. Düzenlenen Temlik Sözleşmesinde bu edimin veya borcun netleştirilerek açıklıkla belirlenmesi ve bir miktar konması gereklidir. Aksi takdirde alacak tahsil edilemezse devredenin sorumluluğu olmaz. 
 
 
Bir edim karşılığı alacak devredilmiş fakat borçludan umulan tahsilat yapılamamışsa alacağı devralan devredenden ifa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte iadesini veya borcun faizi ile birlikte ödenmesini, devrin sebep olduğu giderleri, devralanın borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri ve devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararları isteyebilir. 
 
 
Türk Borçlar Kanunu’nda Borcun Nakli de düzenlenmiş olup Borcun başkasına devri ancak Alacaklının Muvafakati ile olabilir. Alacaklı sözleşmeyle kabul edebileceği gibi borcun başkası tarafından ödenmesine sessiz kalması da kabul anlamındadır. 
 
 
Bir malvarlığını veya işletmeyi alacak ve borçlarıyla birlikte Devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili gazetesinde , diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. İki yıl süreyle Devreden de müteselsil borçlu olarak devralanla birlikte borçlardan sorumlu olur. Bu süre vadesi gelmiş borçlar için duyuru ve bildirim tarihinden vadesi gelecek borçlar içinse vade tarihinden itibaren işlemeye başlar. Özellikle ticari borçlar ve işçi alacakların da bu durum önemlidir. 
Kaynak: Editör:
Etiketler: ALACAĞIN, TEMLİKİ, VE, , BORCUN, ÜSTLENİLMESİ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı