Yazı Detayı
21 Nisan 2021 - Çarşamba 11:27
 
YARDIMLAŞMA BİRÇOK KALBİ ISITIR!
Arif GEMİCİ
arifgemici@kemalpasaaktuel.com
 
 

 

Zorlu bir kışın ardından bahara kavuşmanın mutluluğu insanımızda bir özgüven oluşturdu.  Yardımlaşma dayanışmanın en çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu da insanlığın sınavıdır. Nisan ayında ağaçların çiçek açması havaların ısınması kalpleri de ısıtıyor. Aynı zamanda bu ay da on bir ayın sultanı Ramazanında gelmesi bu aya denk gelmesiyle yardımlaşma ve dayanışmanın bolluk ve bereketin çoğalması kalpleri de ısıtıyor. Yaklaşık bir buçuk yıldır Covid-19 virüsünden dolayı insanların birbirinden uzak durması tam bir psikolojik savaşı yaşanan ekonomik sıkıntılar kapanan işyerleri buna bağlı işsizlik insanımızı kış aylarında karamsarlığa sürükledi. Kimse önünü, yarını göremez hale geldi. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi siyasi çekişmeler, bir taraftan dış kaynaklı baskılar ve içerdeki yaltakçılar, terör belası insanımıza mutsuzluğa sürükledi.

On bir ayın sultanı Ramazan ayı berekettir. İlahi kapsam alanına girmektir. Yardımlaşmanın bol olduğu hayırda yarışmanın adıdır. Ramazan, oruç tutarak aç ve açıkta kalanları hatırlamanın adıdır. 

 

Bu ay bereketlidir, çünkü manevi atmosfer içerisinde insanımızın yardımlaşması mutluluğu doruk noktaya ulaştırıyor. Bu anlamda erzak ve fitre zekâtlarımızdan birçok fakiri sevindiririz bizzat fakir çocukları da ramazan gelmesiyle 23 Nisan Bayramını da daha anlamlı kılıyor. Çocukları mutlu etmek dünyayı mutlu etmek demektir.

 

Ekonomik krizlerin ve hastalıkların manevi sebepleri vardır. İnsanlar toplumda görevlerini unuttuklarından dolayı Yüce Mevla’mız bizlere hatırlatıyor.
Ramazan ayında fakir ve yoksul insanları, Kurban bayramında ise et yiyemeyen ailelere fırsat doğuyor ve kalpler ısınıyor. Milli Bayramlarımızda birlik ve beraberliğimizi perçinleştiriyor. Sıkı sıkıya birbirimize kenetleniyoruz.

 

Ekonomik krizlerin ve hastalıkların birçok sebepleri vardır; bunlardan bir kaçını şöyle sıralayabiliriz.

1) Kur’an ve sünnetten yüz çevirmek,
2) Nimetlere karşı nankörlük etmek,
3) İsrafın önüne geçilmemesi,
4) Haramların resmileşmesi ve kurumsallaşması( Milli Piyango, Loto vb.)
5) Rüşvet torpil ve iltimasın(adam kayırmanın) normalleşmesi,
6) Faizin yaygınlaşması,
7) Haksızlık ve adaletsizliğin sıradanlaşması
8) Ticarette hile, yalan ve aldatmanın artması,
9) Toplumda bireylerin birbirine karşı saygınlığın azalması, sevgi ve saygıdan uzaklaşılması,
10) Ahlak ve maneviyattan uzaklaşması

 

İşte bu yaşadığımız hayatta topluma karşı görevlerimizi ihmal ettiğimiz sürece yürekleri ısıtamayız, toplumu kaosa sürükleriz.

 

Herkesin gece karanlığı aynıdır ancak karanlığın koyuluğu kişilere göre değişir.
Topluma karşı vazifelerimizi yerine getirirken, başkalarını eleştirmek yerine kendimiz ne kadar doğruyuz, vazifelerimizin ne kadarını yapıyoruz, kendimizi sorgularsak başkalarını eleştirmeye vaktimiz olmaz!

‘’Silgi kalemden önce bitiyorsa, mutlaka yanlışımız çok demektir.’’

 

Toplumda karamsarlık had safhada, Covid19 aşılama işlemleri halkımızı büyük oranda gerdi. Moral ve motivasyona ihtiyaç var, maske ve mesafe insanları birbirinden uzaklaştırdık. Mesafeler açılınca samimiyetler, sohbetler azaldı. Soğukluk girdi. Toplum moralsiz, motivasyonsuz dünyanın problemlerinde savrulup duruyor amaçsız gayesiz toplum oluşuyor. 
 

Ekonomi S.O.S veriyor. Liyakatsiz yöneticilerin atanması, kamu iktisadi teşebbüsleri bir bir zarar ediyor. Dünyanın sayılı çay üreticilerinden olan, çay tüketiminde de zirveyi zorlayan Türkiye’de Çaykur’un zarar etmesi soru işaretlerine neden oldu. 2017 de varlık fonuna devredilen kurum, 2020 yılında 547 Milyon TL. zarar etti. TBMM Kit Komisyonunda Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 2017-2018 yılları hesap denetimi yapıldı. Çay ithalatında dünyada 25. Sırada yer alan Türkiye’nin Şubat 2003- Şubat 2021 dönemlerinde toplam 163 bin kilo çay ithal ettiği belirtildi. Aynı dönemde yapılan ihracat ise 76 bin kiloda kaldı. 2003 - 2021 dönemleri arasında ithal ettiği 163 bin kilo çay için 394 Milyon 176 bin dolar ödedi. 2019 yılı itibariyle 31. Sırada yer alan Türkiye’nin 2003-2021 yılları arasında çay ihracatında kazandığı para ise 249 milyon dolar oldu.
Bu durum gösteriyor ki Türkiye’de çay tüketiminin had safhada olduğu bir durumda ÇAYKUR zarar ediyor. Liyakatli yöneticilere ihtiyacımız var. Tecrübeli yöneticiler atanmalıdır.

 

Tek isteğimiz milletimizin yöneticileri seçerken aynı zamanda KİT’lere atanan yöneticileri de liyakat üzerine değerlendirmek ülkemiz açısından geleceğimiz için önem arz etmektedir. Gelecek nesillere iyi bir Türkiye bırakmak ekonomisi ile güçlü, yaşanabilir bir Türkiye ümidiyle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun, Ramazan ayımıza girerken manevi atmosferinden faydalanmak, yoksulları gözetmek, ibadetlerimizi de tam anlamıyla yapmayı Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Ramazan Bayramımızın tüm insanlığa hayırlar getirmesini niyaz ediyorum. 

 

Allah’a Emanet Olunuz.

 
Etiketler: YARDIMLAŞMA, BİRÇOK, KALBİ, ISITIR!,
Yorumlar
Haber Yazılımı