Yazı Detayı
29 Eylül 2020 - Salı 11:19
 
TÜRK'ÜN İKİ BÜYÜK ZAFERİ
Salih TOPUK
salihtopuk@kemalpasaaktuel.com
 
 

26 Ağustos tarihi biz Türklere iki önemli zaferi hatırlatır. Birincisi 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi. İkincisi de 26 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi. Bu iki tarih de Türk Milletinin şanlı tarihinin dönüm noktalarıdır. 

 

26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te; Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan, Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen’i yenerek, Anadolu’nun kapılarını Türklere açmıştır. İşte bu tarihten sonra Türkler, hiç terk etmemek üzere Anadolu’ya yerleşmiştir. Türkler Anadolu’da irili ufaklı pek çok devletler ve beylikler kurarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.   

 

26 Ağustos 1922; Ata yurdumuz Anadolu’yu terk etmemek, bu topraklarda sonsuza kadar yaşamak için verdiğimiz son mücadelenin “Zafer” ile sonuçlanan tarihidir. Birinci Dünya savaşında yenilen Osmanlı Devletine “Sevr” antlaşması imzalatılmış, vatan toprağının dört bir yanına asker çıkarılmış, ülkemiz emperyalist güçler tarafından işgal edilmişti. Bu işgale karşı 19 Mayıs 1919’da Milli Mücadele’yi başlatan Mustafa Kemal ve arkadaşları 3 yıl, 3 ay, 21 gün (19 Mayıs 1919 / 9 Eylül 1922) süren mücadelenin sonunda Türklüğü kurtarmış, Anadolu’da Türklerin son devleti olacak olan, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuşlardır. Onlar bu süre içinde ne rahat bir hayat sürmüş, ne de rahat bir uyku uyumuşlardır. Yanıp yıkılıp yok olan bir devletin küllerinden, yeni bir devlet kurup, bir millet meydana getirmek hiç de kolay olmamış. Bedeli atalarımızın kanı ve canıyla ödenerek bu ülkenin tapusu alınmıştır. 

 

“Olmaz, olamaz. Böyle ellerini kollarını sallaya sallaya giremezler” diyerek İzmir’de düşmana karşı ilk kurşunu ateşleyen Hasan Tahsin’in... “Bu çocuğu bana Allah verdi. Anasız kalsa da ona Allah bakar. Ama Türk Milleti vatansız yaşayamaz.” diyerek, elinde balta ile cepheye koşan Nene Hatun’un... Kağnının üstündeki cephane ıslanmasın diye, bebeğinin üstündeki yorganını alıp cephanenin üstünü örten Şerife bacı’nın.. Çanakkale’de şehit olan kocasından kalan tek hatıra olan küpelerini satarak, kendisine bir tüfek alıp Kuvayı Milliye’ye katılan Çete Emir Ayşe’nin... Çiğiltepe’yi söz verdiği süre içinde alamayınca “Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yerine getiremediğimden yaşayamam komutanım.” diye not bırakıp intihar eden, Türklüğün onur, gurur ve cesaret timsali olan albay Reşat bey’in... Eşi Saniye Hanım ile “kefen paramız olur” diye biriktirdikleri 1000 lirayı “bu parayı milli mücadelede kullanın” diye Mazhar Müfit beye teslim eden Ankara müftüsü Rıfat Börekçi’nin… Maraş’ta düşman işgaline karşı ilk kurşunu atan, “Her kim ki Mustafa Kemal Paşa ve Kuvayı Milliye aleyhine düşmanlık yapar, bilin ki onların damarlarında kafir kanı akardır” diyen Sütçü İmam Ali Efendi’nin... “Düşman cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez.” diyen Şahin bey’in... Adına ağıtlar yakılan, türküler söylenen Karayılan, Yörük Ali Efe, Gördesli Makbule, Kazım Karabekir, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Nezahat onbaşı, Kara Fatma…… Ve daha onlarcasının, yüzlercesinin, binlercesinin bu Zafer”de ve bu toprakların tapusunda imzaları vardır. Bize bu toprakları, bu devleti onlar bırakıp gittiler. Toprağa karıştılar. Bunun için kutsal olan bu vatan toprağını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Türk Dilini, Türk Bayrağını sonsuza kadar yaşatacağız. Bunu bize, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu yüce önder Mustafa Kemal Atatürk “Gençliğe Hitabe”sinde vasiyet olarak söylemiştir. O vasiyeti yerine getirmek her Türk’ün görevidir.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN... 

 
Etiketler: TÜRK'ÜN, İKİ, BÜYÜK, ZAFERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı