Yazı Detayı
10 Ocak 2019 - Perşembe 15:27
 
TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK KURUMU
Av. Zafer BİNİCİ
zaferbinici@kemalpasaaktuel.com
 
 

Yargının iş yükünün artması, yargılamaların uzun sürmesi gibi nedenlerle 7036 sayılı kanunda 12.10.2017 tarihinde yapılan değişiklik ile 01.01.2018 tarihinden itibaren “ işçi ve işveren arasındaki” İŞ HUKUKU uyuşmazlıkları gibi TBMM’de 06.12.2018 tarihinde 7155 sayılı kanunla kabul edilen ve 01.01.2019 tarihinde itibaren yürürlüğe girmek üzere, arabuluculuk kurumuna başvuru TİCARİ UYUŞMAZLIKLAR için de “dava şartı” yani zorunlu hale getirilmiştir.

Arabuluculuk, uyuşmazlığın mahkeme dışı, hızlı ve kesin bir şekilde çözülmesini amaçlayan bir usul hukuku kurumudur.Zorunlu arabuluculuk, bu uyuşmazlıklar açısından dava şartıdır. Yani, arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Tarafların anlaşamaması durumunda yada kısmen anlaşması durumunda anlaşılamayan alacak kalemleri yönünden ise mahkemeye başvurmakta hukuken bir engel bulunmamaktadır. 

6102 sayılı Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesinde, hangi uyuşmazlıklarda dava şartı getirildiği belirtilmemiş, atıf yapılmak suretiyle, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Bu şart, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülen davalar hakkında uygulanmayacaktır. 

Taraflar kendi aralarında anlaşarak birlikte veya taraflardan birinin adliyelerde yer alan arabuluculuk bürosuna başvurusu  ile arabuluculuk süreci başlamaktadır. Yetkili arabuluculuk bürosu, yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki adliyede yer alan arabuluculuk bürosudur. 

Başvuru ile görevlendirilen arabulucu, toplantının yeri ve gününü “şekil şartına tabi olmadan” taraflara bildirmektedir. Burada özellikle belirtilmesi gerekir ki, bir avukattan hukuki yardım / danışmanlık alan şirketler açısından yapılacak bildirimler avukatına değil doğrudan şirkete yapılacaktır. 

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten 6 hafta içinde sonuçlandıracak olup; bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilecektir. Arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duracak ve hak düşürücü süre işlemeyecektir. 

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanmışsa, Anlaşma belgesi “ mahkeme ilamı” niteliğindedir. Zira tüm taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, 6325 sayılı HUAK madde 18/4 gereği “icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın” ilam niteliğinde belge sayılır. Taraflar veya avukatlarından birinin eksik olması halinde ise taraflarca mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.

Yapılan değişiklik ile “Mutlak ticari davalar” ile “ Nisbi ticari davalarının” zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu açık olup,  bu kapsamda ticari nitelik arz eden “ İtirazın İptali” ile “Menfi Tespit Davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu tartışmasızdır. Ancak “itirazın kaldırılması” başvuru dava niteliğinde olmadığından; zorunlu arabuluculuk kurumuna tabi değildir. 

Ancak özel kanunlarda “ Tahkim” veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu durumlarda 18/A-18 gereği dava şartı olarak arabuluculuk kurumuna ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. 

İcra takibi, ihtiyati tedbir ve haciz talepleri “dava” niteliğinde olmadığından zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. Ancak ihtiyati tedbirden sonra HMK 397 gereği iki hafta içinde, ihtiyati hacizden sonra İİK 264 gereği yedi gün içinde ticari dava açılacaksa arabuluculuk kurumuna başvuru zorunludur. 

Doğrudan İflas, konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması, konkordatonun tasdiki gibi dava niteliğinde olmayan çekişmesiz yargı işleri de zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. 

Arabuluculuk ücretleri;  tarafların 2 saatten az süren süren görüşmeler sonucunda anlaşamaması, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması durumunda Adalet Bakanlığı tarafından karşılanır. Ancak işbu arabuluculuk ücretleri, dava neticesinde haksız çıkacak tarafa istisnalar saklı kalmak kaydıyla yargılama gideri olarak yüklenecektir. 

Diğer yandan, tarafların arabuluculuk faaliyeti sırasında (Kısmen anlaşma da dahil olmak üzere) anlaşmaları durumunda “ Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça” eşit şekilde karşılanır. Bu ücret, iki saatlik ücretin altında olamayacaktır.İki saatlik görüşme ücreti ise, her bir taraf için 660 TL olarak belirlenmiştir. 

Anlaşma bedeli üzerinden taraflardan her birinin ödemesi gereken arabuluculuk ücretleri 35.000 TL’ye kadar 6, sonra gelen 45.000 TL’ye kadar 5, sonra gelen 80.000 TL’ye kadar 4, sonra gelen 240.000 TL’ye kadar 3, sonra gelen 600.000 TL’ye kadar 2, sonra gelen 750.000 için 1,5, sonra gelen 1.200,000 TL için 1, sonra gelen ise 3.000,00 TL için ise 0,5 olarak belirlenmiştir.

 
Etiketler: TİCARİ, UYUŞMAZLIKLARDA, DAVA, ŞARTI, OLARAK, , ARABULUCULUK, KURUMU,
Yorumlar
Haber Yazılımı