Yazı Detayı
31 Mayıs 2019 - Cuma 13:01
 
TARIMDA İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ
Dr. Metin YAŞAR
metinyasar@kemalpasaaktuel.com
 
 
21 Haziran 2001’de resmi olarak kabul edilen 184 sayılı tarımda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin sözleşme sonrası, 20 Haziran 2012 tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
 
 
Türkiye’de yaklaşık 78 milyon hektar toprağın 27 milyon hektarını tarım arazileri oluşturmaktadır. Ülkemizde ortalama her dört kişiden biri tarım sektöründe çalışmaktadır. Tarım sektörünün doğası gereği kendine özgü bir yapısı vardır.  Avrupa Birliği İstatistik Ofisi’ne göre inşaat sektörünün ardından en tehlikeli ve riskli sektör olarak değerlendirilmektedir. 
 
 
Çocuk işçi çalıştırmada ve kayıt dışı çalışmada da önde gelen sektörlerdendir. Uzun çalışma saatleri, çalışma temposu, yetkin personel yetersizliği,  yetersiz kazanç, profesyonellikten uzak genellikle ailelerin dar imkanlarla ve ekipmanlarla işleri görmeye çalışması, iş kazalarına ve mesleki hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.
 
 
Tarım işlerinde çalışanların sadece beşte biri kayıt altındadır. Ayrıca meydana gelen iş kazalarının ve oluşan meslek hastalıklarının resmi bildirimi ve istatistiki verilere yeterince giremediğini düşünürsek işin çok daha başlarında olduğumuzu kabul etmek zorunda kalırız. Tarımda iş kazası ve meslek hastalığı olarak sıklıkla güneş çarpmaları, kene ısırması, akrep sokması, yılan ısırması, yanık, kırık, yumuşak doku zedelenmeleri, elektrik çarpmaları, tarım ilaçlarına bağlı zehirlenme, kanser, özellikle deri kanserleri, Brucella, sıtma, tetanoz, duyma bozukluğu, depresyon, uzuv kayıpları ve ölüm görülmektedir.
 
 
Tarım çalışmalarındaki riskleri incelediğimizde kazaların dağılımı şu şekildedir.
 
 
Tarım makineleri 18
Hayvanlar              17
Traktörler              8
El aletleri                8
Güç aletleri            5
Diğer makineler    14
 
2012’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürürlüğe koyulan 6331 sayılı yasa ile özellikle sanayide iş kazaları ve meslek hastalıklarından korunmada çok önemli mesafeler kat edildi. Ancak benzeri uygulamalar gerek çalışma alanının yaygın oluşu gerek kayıt dışılığı ve gerekse de küçük işletmeler ve aile işletmeleri olmasından ötürü benzer başarı elde edilememiştir. 
 
Tarım sektöründe iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin çalışanlara yeteri kadar ulaştırılıp verilememesi, kişisel koruyucu donanımların kullanılmasındaki eksiklik, kişisel ve çevresel önlemlerin alınmasındaki zorluk meslek hastalıkları ve iş kazalarının başlıca sebepleridir. Barınma ve içme sularının uygunsuz ve yetersizliği de hijyenik sorunlara ve bulaşıcı hastalıklara neden olmaktadır.
 
 
Açık alanda, sıcak ve soğukta gerekli koruyucuları kullanmadan uzun süreler çalışmak yazın cilt kanserlerine, güneş ve sıcak çarpmalarına, baygınlığa, sıvı kaybına, tansiyon çıkmalarına, kışında sinüzit, soğuk çarpmaları ve donmalara sebep olabilir. Özellikle kullanılan makine ve ekipmanların periyodik bakımlarının zamanında yapılmaması, koruyucu muhafazaların devre dışı bırakılması, kayıtlarının gereği gibi tutulmaması, ilgililer tarafından denetimlerinin yapılamaması, ekipmanın eski olması kaza ve hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.
 
 
Yine uygun seçilmeyen kıyafetlerin makine aksamlarına takılması, makinaların devrilmesi, bakım ve tamir esnasında yaralanma, ölüm, yüksek gerilim hatlarının tarım arazileri ile iç içe olması ölümcül tarım iş kazalarına sebep olmaktadır. Saatlerce uygun olmayan vücut pozisyonlarında çalışmak, ağır yükleri desteksiz kaldırmak kas iskelet sistemlerinde rahatsızlıklara neden olmaktadır. 
 
 
Tarım ilaçlarının uygun kişisel koruyucular gözlük, maske, yüz vizörü, tulum, çizme gibi kişisel koruyucu ekipmanlar kullanılmadan uygulanması zehirlenme ve ölümlere yol açmaktadır. 
 
 
Kazasız, sağlıklı yarınlar dilerim. 
 
Etiketler: TARIMDA, İŞ, SAĞLIĞI, GÜVENLİĞİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı