Yazı Detayı
31 Ağustos 2018 - Cuma 01:43
 
SÖZLEŞMENİN UYARLANMASI DAVALARI
Av. Zafer BİNİCİ
zaferbinici@kemalpasaaktuel.com
 
 

KUR ARTIŞININ SÖZLEŞMELER HUKUKUNA ETKİSİ : 
SÖZLEŞMENİN UYARLANMASI DAVALARI

Sözleşmeler hukukunun en temel prensiplerinden biri Ahde Vefa ( Pacta Sunta Servande ) ilkesidir. Bu ilkeye göre taraflar, sözleşmenin yapıldığı andaki şartlara uygun borçlandıkları edimi ifa etmeli, başka bir deyişle sözleşme kurulduktan sonra meydana gelen hal ve şartlar, tarafların sözleşme ile üstlendikleri edimleri ve ifaları etkilememelidir. Ancak bu ilkenin katı uygulanması daha vahim sonuçlara neden olabilir. 

Ahde vefa ilkesinin istisnalarından biri sözleşmenin hakimin müdahalesi ile uyarlanmasıdır. Uluslararası hukukta sözleşmenin uyarlanması konusunda emprevizyon vb. birçok görüş bulunmaktayken Yargıtay’ın benimsediği genel görüş işlem temelinin çökmesidir. İşlem temeli “sözleşmenin asıl içeriğine dahil olmamakla birlikte sözleşmenin kurulması aşamasında ortaya çıkan ve işlem iradesinin dayanağı olan belirli koşulların varlığına veya gelecekte ortaya çıkmalarına ilişkin ortak tasavvurlar”1   olarak tanımlanmaktayken, hukuki işlemin üzerine inşa edildiği bu tasavvurların gerçeğe uygun olmadığı sonradan anlaşıldığı durumlarda işlem temeli çökmüş sayılacaktır.

Gerçekten bazı durumlarda borç tamamen imkânsız olmamakla beraber, edimin ifası çok zorlaşmış ve sözleşme sonucu gerçekleşecek edimden çok daha ağır mali külfet getirecek bir hal almış olabilir. İşlem temelinin çökmesi kavramı altında değerlendirilen aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin yapılmasına temel oluşturan olguların, sözleşmenin kurulması sırasında tarafların öngöremeyecekleri, hesaba katmalarının beklenemeyeceği olağanüstü durumların ortaya çıkmasıyla esaslı şekilde değişmesini, sözleşmede edimler arasında kurulan dengenin alt üst olmasını, borçlu için sözleşme koşullarında borcun ifasının dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde ağırlaşmasını ifade eder.2  

Sözleşmenin ifası sırasında hal ve şartların değişmesi durumunda, doğruluk ve dürüstlük kuralı gereği sözleşmenin ve ifanın yeni koşullara uyarlanması gerekliyse, ahde vefa ilkesinin aksine sözleşme yeni hal ve şartlara göre değiştirilecektir. Bu duruma “sözleşmenin değişen 
şartlara uyarlanması” ilkesi denmektedir.3 

Sözleşmenin değişen şartlara uyarlanabilmesi için yasal düzenleme 6098 sayılı TBK’nın 138. maddesinde yer almakta olup, mülga  818 sayılı Borçlar Kanununda var olmayan yeni bir düzenlemedir. Sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması için gerekli koşullar; sözleşmenin kurulmasından sonra meydana gelen öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun değişikliğin varlığı, işbu durum değişikliğinin borçlunun kusurundan kaynaklanmaması, tarafların edimleri arasındaki dengenin dürüstlük kuralına borçlu aleyhine aşırı ölçüde bozulmuş olması, değişiklikle işlem temelinin çökmesinin illiyet bağı içinde bulunması gerekmektedir. 


Hakim uyarlama miktarı ve yöntemini belirlemede serbesttir, davacının talep ettiği uyarlama tarzından farklı bir uyarlama yapmaya yetkilidir. Burada sınırı belirleyen hakimin taraflar arasındaki çıkar dengesine hakkaniyet ölçüsünde en uygun olan uyarlama yöntemini seçmesidir. 

Piyasada yabancı para üzerinden yapılan kira sözleşmelerinin sıklıkla yapıldığı görülmektedir. Yabancı para üzerinden yapılan bir kira sözleşmesinde yapılacak uyarlamada, sözleşmedeki yabancı paranın Türk parası karşısındaki dava tarihi itibariyle değer artışının tespit edilmesi, böylece belirlenecek iki değer arasındaki farklılık miktarı, sözleşmedeki özel hükümler, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu, bölgede kira parasını da etkileyecek normalin üstündeki imar ve ticari gelişmeler gibi değişikliklerin, emsal kira paraları, vergi ve amortisman giderlerindeki artışların somut olayda görülebilen objektif etkenlerle karşılaştırılıp, değerlendirilmesi, sonuçta işlem temelinin çöktüğü, sözleşmedeki çıkar dengesinin katlanılamayacak derecede davacı aleyhine bozulduğunun benimsenmesi halinde, kiracının ne miktar kira parasından sorumlu olacağının belirlenmesi, böylece sözleşmedeki kira parasını, tarafların amacına uygun objektif iyi niyet, hak ve nezafet ( TMK Md 4,2/1 ) kurallarının elverdiği ölçü ve düzeyde yine yabancı para olarak uyarlanması gerekmektedir.4

 
Etiketler: SÖZLEŞMENİN, UYARLANMASI, DAVALARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı