Yazı Detayı
17 Mart 2020 - Salı 23:39
 
NİF’TEN ÇANAKKALE’YE GİDİP DE DÖNEMEYENLER…
Rahim SAĞ
rahimsag@kemalpasaaktuel.com
 
 

Çanakkale Cephesi, adına Birinci Dünya Savaşı denilen ve 1914 yılında başlayıp 1918 yılında imzalanan (30 Ekim 1918) Mondros Mütarekesi’ne kadar geçen sürede dört yıl değişik cephelerde süren büyük savaşın en kanlı cephesidir. Çanakkale Savaşları’nın süreç olarak “3 Kasım 1914-9 Ocak 1916 tarihleri arasında” yapıldığı kabul edilir; cephedeki çarpışmaların yoğunluklu olarak yaşanmaya başladığı 1915 yılı şubat ayından, aynı yılın aralık ayı sonunda Osmanlı kuvvetlerinin başka bölgeye kaydırılmasına kadar sürer ve Türkler için şanlı bir zaferle sonuçlanır. Aynı zamanda Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı sırasında cereyan eden en kanlı çarpışmaların görüldüğü en fazla insan zayiatının verildiği cephe olarak anılır. Bu cephedeki çarpışmalarda; savaş sırasında şehit, hasta, kayıp, esir olarak iki yüz elli binin üzerinde zayiat verildiği bilinmektedir. Bu nedenle Çanakkale Savaşları XX. yüzyıl Türklerinin en önemli var oluş savaşlarından biridir.

 

Bu değerlendirmelerden de görülebileceği gibi Çanakkale’de şehit olan Nif, belde ve köyleri nüfusuna kayıtlı şehitlerin yaşları 23 ile 45 yaş arasında değişmektedir. Yukarıda andığımız, Birinci Dünya Savaşı’ndaki diğer cephelerde hayatını kaybeden şehitlerin yaşları ile karşılaştırdığında, Çanakkale Savaşları’nda hayatını kaybeden ya da kaybolan şehitlerimizin yaş ortalamaları arasında ciddi bir fark vardır. Birinci Dünya Savaşı’nın Çanakkale Cephesi dışındaki cephelerde şehit olan askerlerimizin yaş ortalaması, Çanakkale Cephesi’nde şehit olan askerlerimizin yaşlarına oranla daha düşüktür. Bu durum bize, Birinci Dünya Savaşı’ndaki diğer cephelerde, normal prosedüre uygun olarak, askerlik yaşı geldiği için silah altına alınan er ve erbaşların yer aldığını; beklenmeyen bir cephede savaşın çıktığı Çanakkale Savaşları’nda ise, askerlik görevlerini yapmakta olan ya da terhis olduktan sonra seferberlik görevi ile silahaltına alınan askerlerimizin yer aldığını gösterir. Çanakkale’de, 1915 yılında cereyan eden savaşlarda öyle görünüyor ki bu durum, başta Marmara Bölgesi olmak üzere, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Çanakkale’ye yakın konumdaki coğrafî bölgelerimizden savaşa katılan askerlerimiz için de benzer bir yaş ortalaması dağılımı görülmektedir. 
 

Nif, belde ve köyleri nüfusuna kayıtlı şehitlerin, yaralı şehit ya da “kayıp” kaydı olanların girdiği muharebeler/savaşlar, çarpıştığı yerler ve eğer yaralı şehit ise kaldırıldığı hastaneler ya da kayıp ise kayıp kaydı bulunan yerler farklı farklıdır. Çanakkale Savaşları, bölgenin pek çok deniz ve kara bölgesinde yapılmıştır. Bu savunma savaşları sırasında, Kirte Muharebeleri, savaşın en kanlı çatışmalarının yaşandığı bölgelerden biridir. Bu cephe aynı zamanda Nifli 41 genç ile çoğunluğu 6 Haziran 1915 günü yapılan çarpışmalarda olmak üzere,  en çok şehidin verildiği cephedir. Seddülbahir Muharebeleri’nde 16, Sığındere’de ise 8, Meydan Harbi ve Soğandere’de ise Nifli 4 er vatan uğruna şehit düşmüştür.

 

Çanakkale’ye yakın bölgelerden, bu savaşa katılan askerlerin diğer bölgelere oranla daha yüksek olması, acı ve üzücü bir biçimde şehit ve kayıp sayılarının da daha fazla olmasına neden olmuştur. Bir başka deyişle, Çanakkale Cephesi’ne ve Pây-i Taht İstanbul’a, en yakın bölge aynı zamanda “ateşin düştüğü yeri en çok yaktığı” bölgedir, yakın pek çok yerleşim yeri ve Nif gibi.

 

 
Etiketler: NİF’TEN, ÇANAKKALE’YE, GİDİP, DE, DÖNEMEYENLER…,
Yorumlar
Haber Yazılımı