Yazı Detayı
30 Haziran 2018 - Cumartesi 23:38
 
KEFALET SÖZLEŞMESİNDEN DÖNME
Av. Zafer BİNİCİ
zaferbinici@kemalpasaaktuel.com
 
 
Şu an yürürlükte olan 6098 s. Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmeden önce1                                      mevzuatımızda kefaletten dönme ile ilgili bir hüküm mevcut değildi. Ancak Yargıtay özellikle asıl borçlunun ödeme gücünü kaybettiği ve kefilin bundan sonraki dönemde borçluya yeni kredi kullandırılmaması konusunda bankaya çektiği ihtarnameye bankanın sessiz kalması durumunda, kefilin keşide ettiği ihtarname sayesinde kendini borçtan kurtardığına yönelik iyi niyetli düşüncesini korumuş ve asıl borçluya sonradan kullandırılan nakdi krediden dolayı kefilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığına hükmetmiştir.2
 
Yargıtay’ın vermiş olduğu karar hukuk dünyasında bankanın, kefilin asıl borçluya karşı başka bir kredi kullandırmama yönündeki talebini kabul etmek veya bunu reddetme zorunluluğu mevcut olmadığından ve bankanın bu talebe sessiz kalması, kefil nezdinde kefaletin sona erdiğine yönelik güven oluşturmaya yeterli bir fiil olmadığından dolayı eleştirilmiştir.3  Diğer yandan Yargıtay’ın4  borcun kapatılması için alınan kredi yeni kredi sayılmaz yaklaşımı da ihtardan sonra yeni bir kredinin açılması (kullandırılması) kefaletin geçersiz sayılacağı sonucunu verdiğinden eleştirilmiştir.5
 
6098 s. TBK’nın yürürlüğe girmesi ile beraber kefaletten dönme kurumu TBK’nın 599. Maddesinde düzenlenerek mevzuatımıza girmiştir. Yeni düzenleme ile kefil,önceki dönemin aksine kefaletten dilediği zaman neden ve gerekçe göstermeden sadece kefillikten döndüğünü, kefaletin bağlayıcı olmadığını ileri sürmesi geçerli ve yeterli olmayacak, kefilin bundan sonra verilecek borçlardan sorumlu olmayacağına yönelik bildirimi yeterli sayılmayacaktır.6 
 
Kefaletten dönebilmek için kanunun aradığı ilk şart, kefaletle temin edilen borca yönelik olup; işbu borç doğmamalı, hukuken varlık kazanmamış olması gerekmektedir. Borç doğmadığı sürece kefaletten her zaman dönülebilmektedir. Doktrindeki kefaletten dönme anının tespiti ile ilgili görüş farklılıkları bulunmakla birlikte Yargıtay’ın bu konuda henüz bir içtihatı bulunmamaktadır.Hukuk dünyasında genel kredi sözleşmelerine kefil olunması durumunda ilk münferit kredi işlemi aracılığıyla kredi kullanılana kadar ( akreditif açılması, teminat mektubu imzalanıp teslim edilmesi vb.) sözleşmeden dönmenin mümkün olduğu kabul edilmekle7  birlikte doktrinde eğer bankanın genel kredi sözleşmesi kapsamında müşterisinin talebi üzerine limit dahilinde kredi kullandırma borcu altına girmişse kefilin dönme hakkının bulunmadığı, ancak uygulamada kredi sözleşmelerinin neredeyse tamamında görüldüğü üzere, banka müşterisinin talebi üzerine krediyi kullandırıp kullandırmama yetkisini saklı tutmuşsa kredi kullandırma borcu altına girdiğinden kabul edilemeyeceğinden sözleşmeden dönebileceği ifade edilmektedir.8 Doktrinde diğer bir görüş ise cari hesaba kefalet olunması durumunda hesap kat edilmediği sürece sözleşmeden dönebileceği ifade edilmektedir.9
 
Kefalet sözleşmesinden dönebilmek için diğer borç asıl borçlunun mali durumuna yönelik olup 2 koşul alternatifli olarak aranmaktadır. Bunlardan ilki asıl borçlunun mali durumunun kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra önemli şekilde bozulması ve borçlunun kefalet sözleşmesinin kurulduğu andaki mali durumunun, kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğunun tespit edilmiş olmasıdır. 
 
Dönme hakkı, kefilin koşulları oluşmuşsa alacaklıya yapacağı YAZILI başvuru ile kullanılan, bozucu yenilik doğuran bir hak olmakla birlikte karşı tarafın hakimiyet alanına varmakla mahkeme kararına yada karşı tarafın kabulüne gerek olmaksızın hüküm ve sonuç doğurur, kefalet ilişkisi geçmişe etkili olarak sona erer.
 
TBK 599.’un maddesi emredici nitelik göstermekle beraber, kefilin dönme hakkından önceden feragat etmesine veya koşulların kefil aleyhine daraltılmasına anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.10  Kefaletten dönmek için kefalet sözleşmesinin adi - müteselsil yada süreli – süresiz olması arasında bir fark bulunmamaktadır.
 
KAYNAKLAR
1- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 12.06.2002 T. 2002/19-426 E. 2002/513 K.
3-Serkan Ayan; Kefalet Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu, Adalet Yayınları, Ankara 2014, sf.554
4-Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28.03.2005 T. 2004/6918 E. 2005/3261 K.
5-Seza Reisoğlu; Türk Kefalet Hukuku, Ankara 2013, sf. 292
6-Reisoğlu, sf.293
7-Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 2. Baskı, Filiz Kitabevi, İstanbul 2017, sf.544
8-Ayan, sf. 557
9-Reisoğlu,sf 38
10Ayan, sf.556

 

 
Etiketler: KEFALET, SÖZLEŞMESİNDEN, DÖNME, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı