Yazı Detayı
26 Şubat 2020 - Çarşamba 14:41
 
KAPALI KÖY OKULLARI
Salih TOPUK
salihtopuk@kemalpasaaktuel.com
 
 

Ben 28 yıl köy okullarında, birleştirilmiş sınıflarda görev yapan bir öğretmenim. 2000, yılında da Kemalpaşa Kurudere Köyünde (şimdiki adıyla Nazarköy)çalışmaya başladım. Bu köydeki sosyal ve ekonomik değişimin ilk adımından beri içindeydim. O yapıya taş koyanlardan birisiyim. Ama bu köyde 2004 yılında o zamanın kaymakamı Niyazi ERGUT tarafından başlatılan “boncuk projesi” amacından saptı. Bunu başka bir yazımda detaylı olarak sizlere anlatacağım. Bu yazımda sizlere, kapatılan köy okulları ile ilgili düşüncelerimi aktaracağım.

 

Biliyorsunuz cumhuriyet döneminde köylerde okullaşmanın artırılması için büyük çaba sarf edildi. Okul demek; okumak demekti, öğrenmek demekti, aydınlanma demekti, bilinçlenme demekti, üretim demekti, kalkınma demekti. Köylünün bilinçlendirilmesi, üretmesinin sağlanması ülkenin kalkınması demekti. Bunun için yüce önder Mustafa Kemal ATATÜRK “köylüyü milletin efendisi” yapmak için çok çalıştı. 

 

28 Şubat 1997 kararları ile asker, tarihi bir yanlışa imza attı. Ülkemizde ilk defa,  köylerde bin bir zorlukla açılan köy okulları kapatılıyordu. Buna da öğrenci azlığı sebep gösteriliyordu. (Engelli bir çocuğun eğitimi için, milli eğitim özel öğretmen görevlendiriyor, evinde eğitim veriliyor. Anayasada güvence altına alınan eğitim hakkı için bu devletin yerine getirmesi gereken bir görevidir. Bu o çocuğun hakkı. Peki, bir köyde 7/ 8 öğrenci için, bir öğretmen neden gönderilmiyor köye?)  Bu köyün ve köylünün karanlığa itilmesiydi. Köylerde devleti ve Türk Milletini temsil eden bayrağın,  devletin bir kurumunun, İstiklal Marşının, milli bayramların kutlanmasının yok edilmesiydi. Cumhuriyetin aydınlanma ışığı olan öğretmenin, köyden sökülüp alınmasıydı. Cumhuriyet tarihinde (eğitim yönünden) köye ve köylüye yapılan en büyük kötülük olan bu okul kapatma kararından, 2000 yılında dönülmeye çalışılsa da, artık yanlış bir uygulamanın önü açılmıştı. Kapatılan bazı köy okulları yeniden açılmaya başlandı. Köylerde tekrar bayraklar dalgalandı, İstiklal Marşı okunmaya başlandı, milli bayramlar kutlanmaya başlandı. Aydınlanmanın ışığı olan öğretmenler ile köylü tekrar buluştu. İşte Nazarköy’deki bu değişimi, biz o yıllarda muhtar, köylü, kaymakam, milli eğitim, halk eğitim, ilçe tarım müdürlüğü ile birlikte okulda başlatmıştık. Kartopu gibi yuvarlana, yuvarlana bu günlere geldi Nazarköy.  Bir köyde bir okul açıldı. Hem çocuklar doğduğu, büyüdüğü ortamda eğitim öğretim gördü, hem köyde sosyal yaşam canlandı. Hem de okulda milli eğitim, halk eğitim, ilçe tarım müdürlüğü (arıcılık kursu) ile yapılan kurslarla kadınlara takı tasarım kursları verilerek ekmek kapısı açıldı.2000 yılından sonra bu okulda okuyan çocuklar öğretmen oldu, mühendis oldu, tekniker oldu, polis oldu. Kötü mü oldu? Okul açık olmasaydı ne olurdu acaba. Bir köyde okulun açık olması, öğretmenin köyü ve köylüyü, çocukları sevmesi; işini layıkıyla, elini vicdanına koyarak yapması (‘’Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır’’ der yüce önder Atatürk) köylüye, köye çok şey kazandırır. 

 

Ama köy okullarının kapatılmasının önü açılmıştı artık. Öğrenci sayısı 10’un altına düşen okulların kapatılması yönetmeliğe konulmuştu. İşte bu gerekçe ile öğrenci sayısı az olan okullar kapatılıyor, kapatılan okullar terk ediliyor, devletin o kadar yatırımı sahipsiz kalıyordu. (Bugün itibarı ile bildiğim kadarıyla Kemalpaşa’da Bayramlı, Kozludere, Ovacık, Beşpınar, Cumalı, Gökçeyurt, Gökyaka, Hamzababa, Zeamet, Yeşilyurt, Yukarı Sütçüler köylerindeki okullar kapalı). Köyde kendi haline bırakılan okul binalarının kapısı, camı, çerçevesi, kiremidi kırılarak harap ediliyor. Kullanılamaz hale geliyor. 

 

Bu okul binalarını kendi kaderlerine terk etmemeliyiz. Harap olup yıkılmasına izin vermemeliyiz. Bu okullar halkın ödediği vergiler ile yapıldı. Onun için bu binaları köylünün, köydeki gençlerin, çocukların kullanabileceği sosyal yaşam alanları haline getirmeliyiz. Kaymakamlık, belediye, Halk Eğitim müdürlüğü, mille eğitim müdürlüğü,  ilçe tarım müdürlüğü ve muhtarların işbirliği ile bu binalar köye ve köylüye faydalı birer sosyal yaşam alanı haline getirilebilir. Bu binalara masa tenisi, satranç, dama, langırt oyunu, bilardo masası vb. oyun araçları konularak; bahçesine voleybol ve basketbol sahaları yapılarak buralar gençlerin ve çocukların oyun oynamalarına ve spor yapmalarına imkân verilebilir. Belediyeler, İş-Kur’dan aldığı bir elemanı buralara görevli olarak verebilir. Bugün Milli Eğitim Müdürlükleri İş-Kur’dan aldığı elemanları köy okullarına bile hizmetli olarak görevlendirebiliyor. Bu uygulama, sosyal yaşam merkezi haline getirilen kapatılan köy okullarının binaları için de yapılamaz mı? İlçe tarım müdürlükleriyle yapılacak bir proje ile bu binalar köylüye tarım ve hayvancılık konularında seminerlerin verildiği, tarım ürünleri ve hayvancılığın, tavukçuluğun uygulama merkezleri haline getirilebilir. Herkesin organik, doğal besin maddeleri aradığı şu günlerde köylü toprağını işlemesi, hayvanını beslemesi, üretmesi konularında bilgilendirilir. Köy kadınlarına turşu, reçel, tarhana, kurutmalık (patlıcan, biber vs. kurutma), erişte yapımı vb. konularda kurslar açılarak, kadınlar üretime yönlendirilir. Hatta köylerde küçük kooperatifler kurularak, bu binaların kullanımı bu kooperatiflere verilir.  Üretilen besin maddeleri kooperatifler aracılığı ile köylerde kurulacak köy pazarlarında satılır. (İzmir’in bazı köylerinde bu uygulamayı ben gördüm. Oradaki üreticilerden alış veriş yaptım.) Köylünün ürettiği tarım ve hayvancılık ürünlerini pazarlayabilmesi için haftanın bir günü ilçe merkezinde “üretici köy pazarı” kurulabilir. Biliyorsunuz bu pazarlarda sadece üretici olanlar mallarını satabilir. Aracılar ve manavlar buralarda satış yapamaz. Turizm değeri olan, dışarıdan gelenlerin çok olduğu köylerde, okul binaları pansiyon haline dönüştürülerek muhtarlıklara verilebilir. İlgili kurumlarda değerlendirilmesi halinde çok daha güzel ve değişik projelerin ortaya çıkabileceğini düşünüyorum. 

 

Unutmayın, hayat suda ve toprakta... Üretmezsek tüketecek bir şey bulamayız.

 
Etiketler: KAPALI, KÖY, OKULLARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı