Yazı Detayı
10 Ocak 2019 - Perşembe 15:22
 
FAİZ VE ÜRETİM
Arif GEMİCİ
arifgemici@kemalpasaaktuel.com
 
 

Sevgili Okuyucularımız;
Geçtiğimiz dönemlerde Gündem gazetemizde sizlerle birlikte olmuştuk, şimdi de yeni vizyonuyla siz Kemalpaşalı hemşerilerimize Kemalpaşa Aktüel Dergisiyle hizmet veren Sayın Filiz EROĞLU ve ekibine şükranlarımı sunarım.

Sizlerle tekrar buluşturma adına dergimizde ki ilk yazımda sizlere yine ekonomideki son durumlar hakkında bilgiler aktarmaya çalışacağım yine faiz ve üretimin ekonomideki yerine değineceğiz.

2018 yılını geride bıraktık ve 2019 yılının ilk günleri kış ayları münasebetiyle ekonominin ve hava şartlarının soğukluğu bir araya gelince; ülke insanımız zor bir süreçten geçiyor.

Yerel seçimlerin 31 Mart tarihinde yapılacağı kararı, hükümetin asgari ücret belirlemesi emekli, memur, işçi zam oranları derken faizlerin yüksekliği, hem üretimin aksaklığına aynı zamanda ekonominin durgunluğuna sebep olmaktadır.

Hükümetin enflasyon oranı 7 idi. Fakat 20 Eylül 2018 tarihinde açıklanan OVP=YEP (Orta ve Yüksek Vadeli Planlama) plandan sonra ‘’PARDON YİNE OLMADI’’ ve yeni hedef 20,8 olarak güncellendi. ‘’Bugün TÜİK tarafından açıklanan enflasyon 20,3 ile enflasyon oranı 2018 hedefi tutturulmuştur. Efendim hatta hedefin altında gerçekleşmiştir.’’ dedi Sayın BAKAN! Teşekkürler!!!
KIRILGAN EKONOMİLERDE ENFLASYON:
• Güney Afrika: 5,2
• Brezilya: 4,05
• Endonezya 3,13
• Hindistan 2,32
• Türkiye 20,3

Kırılgan ekonomisi olan ülkelerde Türkiye hariç enflasyon ortalaması 3,68’dir. Türkiye’de kırılgan ülke ekonomilerinin 5,5 katı enflasyon ile yaşıyoruz. Böylesine bir tablo son yıllarda tüketim ekonomisi yaşıyoruz. İthalatımız ihracatın çok üstünde bu sebeple yazımızın başında yüksek faiz ve üretimin olmadığı bir toplumun kalkınmasından söz edilemez.

Üretim seferberliği yapmak ve yönetenlerin faiz politikalarının gözden geçirmeleri gerekir. Faizlerin yüksek olduğu bir ülkede üretimin olmasını beklemek acizliktir.

Dövizle ticaret yapmak veya borçlanmak uygun bir anlayış değildir. Döviz kurları zaman zaman oynar halde olduğundan üretimi etkilemektedir. Örneğin, fiyat artışları inşaat sektöründe ki girdi maliyetlerinin artması sebebi ile konut başta olmak üzere tüm iş kollarında ki talebi azaltmış hatta bitme seviyesine getirmiştir. Bugün aynı ölçekte ve oranda bir ürün veya hammaddeyi işlediğinizde farklı sektörde fiyat farklılığı oluşturuyor. Teknoloji ne kadar artarsa bir demir parçası farklı şekilde farklı ücretle satılıyor.
•Aynı kilogram ve ölçekli demir parçası 5 ,
•At nalına dönüştüğünde 12
•İğne yapıldığında 3500
•Saat ve yay sistemine dönüşürse 300.000

Üretimde katma değer tam olarak budur. Üretmek ve üretimde de markalaşmak bu yüzden önemli bir husustur. Faizler mutlaka geri çekilmeli eski haline geri dönmesi gerekir. Ekonominin ve sektörlerin hareketlenmesi buna bağlıdır. Kobilere yeni destek paketi geçici çözümdür kalıcı olan üretimin artması faizlerin düşmesi ile orantılıdır.

İktidar partisi öncülük yaparak yeni pazarlar bulunmalıdır. İhracatı arttırmak için yurtdışı gezilerini arttırmak gerekir. Tüm iş adamlarını bir araya getirerek sivil toplum ve işadamları kuruluşlarıyla yurt dışı pazarlarını arttırmak gerekmektedir. Bir söz var "pazarlama ateşi yanmadan, üretim kazanı kaynamaz" mutlaka pazarı bulup ihracatı ve üretimi arttırmak öncelikli olmazsa olmazımızdır. 

Bugün iş dünyası ekonominin durma noktasında, çareler aranıyor, cari harcamalar maliyetleri artırıyor. İktidar sahipleri devletin üst kademesinden, sanayiciden, esnafımıza kadar tasarruf politikasını ön planda tutması gerekir. Geçmişte kalkınmakta olan ülkeler hedefine önce tasarruf ve üretim seferberliği ile başarıya ulaşmıştır. Yerel seçim hazırlıklarının yapıldığı bu günlerde adaylar açıklanmaya başladı, ancak gündem değiştirmek gerçekleri ortadan kaldırmaz. Sorunlar hep büyüyerek karşımıza çıkacaktır. Asgari ücret artışları çözüm değildir. Enflasyonu körükler, emekli maaşları derken piyasalar buna göre gardını alıyor, ürünler zamlanıyor, her sektör piyasaya göre girdi maliyetlerini hesaplayarak maliyetleri belirliyor bu da fiyat artışlarına sebep olmaktadır. Örneğin asgari ücrete ve emekli maaşları her geçen yılı artıyor, 2018 yılında asgari ücret 425 dolara tekabül ediyordu. 2019'da 26 zam yapılmasına rağmen 381 dolara denk yani bir önceki yıldan 44 dolar daha geride kalıyor.

Sizlere karamsar tablo çizmek istemeyiz. Ancak her kesimin kendisini taşın altına elini koyması gerekir. Ülkemin insanı daha müreffeh yaşaması için tedbirler alınması gerekir. Vakit geç değil "zararın neresinden dönersen kardır" anlayışıyla birlik ve beraberlik içesinde üzerimize düşeni yapmalıyız.

Rahmetli Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN ’ın bir sözü kulaklarımızda çınlıyor. "İnanç tekeden süt çıkarır" bizler önce inanmalıyız ve hedefe kilitlenmeliyiz. Yine burada en büyük  görev gençlerimize düşmektedir. Büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün veciz bir sözü ile noktalamak istiyorum. "Yüksel ey genç, senin için yükselmenin sınırı yoktur"

Allah’a Emanet Olunuz…

 
Etiketler: FAİZ, VE, ÜRETİM,
Yorumlar
Haber Yazılımı