Yazı Detayı
02 Mart 2019 - Cumartesi 19:54
 
DIŞ TİCARETTE VERESİYE SATAN, PEŞİN ALAN TÜCCAR GİBİYİZ
Dr. Ahmet ÖZKEN
ahmetozken@kemalpasaaktuel.com
 
 
Dış ticarette elimizde iki önemli değer vardır. Ya, ihracat yaparken göndereceğimiz malın karşılığında alacağımız PARA, ya da ithalat yaparken göndereceğimiz paranın karşılığında alacağımız MAL/ÜRÜN’ dür. Bu iki değerden birisini mutlaka elimizde tutmamız gerekmektedir. Zamanında üretimini gerçekleştirip yurtdışına gönderdiğimiz ihraç malımızın karşılığında hak ettiğimiz Paramızı hiç alamaz, zamanında alamaz ya da tamamını alamazsak sıkıntıya düşeriz. İhracatçı açısından en önemli sorulardan birisi, göndereceği malın karşısında ödemenin ithalatçı tarafından kendisine ne zaman yapılacağı ve kendisine mal bedelinin ödenmeme riskinin ne olduğudur. Aynı şekilde ithalatını yapmayı düşündüğümüz ürünle ilgili olarak öncesinden parasını gönderip siparişini verdiğimiz ürünümüz hiç gelmez, eksik ya da kusurlu gelirse yine sıkıntıya düşeriz. 
 
Bu durumda dış ticaretçi olarak dikkat edilmesi gereken hususların başında uygun ödeme şeklinin seçilmesi ve uygulanması olacaktır. Günümüzde Dış ticarette kullanılan ve para esasına dayanan toplamda 5 temel ödeme şeklimiz vardır. Bunlar;
 
1) Peşin ödeme (Cash Advance/Advance Payment)
2) Mal Mukabili Ödeme (Cash Against Goods / Open Account)
3) Vesaik Mukabili Ödeme (Cash Against Documents)
4) Kabul Kredili Ödeme (Credit Acceptance)
5) Akreditif (Letter of Credit)
 
Kullanılan bu ödeme yöntemlerinin kısaca tanımlarına ve içeriklerine bakacak olursak; 
 
PEŞİN ÖDEME 
(Cash Advance / Advance Payment): 
İthalatçı firmanın sipariş etiiği malların kendisine gönderilmesinden önce ihracatçıya ödeme yapmasıyla gerçekleşir. İthalatçı firma aslında ihracatçı firmayı  kredilendirmiştir. İhracatçı açısından risk unsuru içermeyen peşin ödeme şekli, ithalatçı açısından en tehlikeli ve riskli ödeme şeklidir diyebiliriz. Peşin ödeme, ithalatçı açısından aşağıdaki riskleri taşımaktadır. 
 
***Sipariş edilen malın/ürünün ithalatçıya gönderilmeme riski,
***Malın istenilen kalitede gelmeme riski,
***Malın istenilen miktarda gelmeme riski,
***Malın istenilen zamanda gelmeme riski
 
MAL MUKABİLİ ÖDEME 
(Cash Against Goods/ Open Account):
 
Bu ödeme şeklinde ihracatçı siparişini aldığı malın sevkıyatını yapar, mal ithalatçı ülkeye gelir, ithalatçı malı çeker ve ihracatçıya ödemeyi sonrasında gerçekleştirir. Dolayısıyla peşin ödemenin tam tersi bir durum söz konusudur. İhracatçı açısından en riskli ödeme şekli olan mal mukabili ödeme ithalatçı açısından risk unsuru içermemektedir. Mal mukabili ödeme, ihracatçı açısından aşağıdaki riskleri taşımaktadır. 
 
***İthalatçı firma malı çektikten sonra mal bedelini ödemeyebilir.
 
***İthalatçı firma mal bedelini zamanından ödemeyebilir.
 
***Ödemesi gereken mal bedelini eksik ödeyebilir.
 
***İhracatçı firmaya hiç ödeme yapmaksızın sipariş verdikten sonra üretim sürecinde ya da sonrasında vermiş olduğu siparişi iptal edebilir.
 
***Mal yola çıktıktan ya da varış gümrüğüne ulaştıktan sonra almaktan vazgeçebilir.
 
Mal mukabili ödeme yöntemi aynı zamanda sektör içerisinde Açık Hesap (Open Account) olarak da adlandırılmaktadır.
 
VESAİK MUKABİLİ ÖDEME
(Cash Against Documents):
Bu ödeme şeklini , risk açısından Mal Mukabili Ödeme şekliyle kıyaslarsak , Vesaik Mukabili Ödeme , Mal Mukabili Ödeme şekline göre daha az riskli bir ödeme şeklidir diyebiliriz.
 
Sebebine gelince ihracatçı firma , ithalatçının malları kendi ülkesinde gümrükten çekip gerekli olan evrakları , yani vesaikleri kendi bankasına verirken bu arada malları ithalatçı ülkeye doğru gönderir. İthalatçı ise anlaşılan mal bedelini ihracatçıya ödeyerek vesaikleri kendi bankasından alır ve ithalatı gerçekleştirir. Dikkat ederseniz , ithalatçı firma mal bedelini bankaya ödemeden ithalatı gerçekleştiremiyor.
 
Vesaik Mukabili Ödeme şekli, garantili bir sistem gibi gözükse de aşağıdaki riskleri barındırabilir:
 
*** İthalatçı  siparişten vazgeçebilir.
*** İthalatçının ülkesine gelen malı ihracatçı firmadan almaktan vazgeçmesi (en riskli kısımdır). Bu risk firmanın durumunun bozulmasından ithalatçı ülkedeki ekonomik gidişatın kötüleşmesine kadar farklı gerekçeler barındırabilir.
*** İthalatçının, kendi ülkesindeki hukuksal nedenlerden dolayı gelen malları gümrükten çekememesi ve bunun sonucunda malı reddetmesi
*** Konşimentodaki Consingee ve Notify kısımlarının karıştırılması.
 
KABUL KREDİLİ ÖDEME
(Acceptance Credit ):
Kabul kredili ödeme şekli, ödemenin belirli bir süre sonunda yani belirli bir vadede yapılması söz konusuysa, düzenlenen poliçeyle yapılan bir ödeme şeklidir. Sadece bu özelliklerden yola çıkarak kabul kredili ödeme şeklinin iki temel karakteristiği vardır:
 
1.Belirli bir vadenin olması,
2.Bu vadenin bir poliçe ile sabitlendirilmesi.
 
Aslında peşin ödeme haricinde tüm ödeme metotlarında kullanılabilmektedir. Yani ,Kabul Kredili Mal Mukabili, Kabul Kredili Vesail Mukabili ve Kabul Kredili Akreditif. Bu ödeme yöntemlerini kullandığınızda , ödemenin belirlenen bir vade sonunda yapılması ve bu vadenin de poliçe ile sabitlenmesi gerekmektedir diyebiliriz.
 
 
 
AKREDİTİF 
(Letter of Credit):
Dış ticarette en çok karıştırılan, korkulan ve hatta masraflarından dolayı çekinilen akreditifler aslında ihracatçı ve ithalatçı açısından en sağlam ödeme enstrümanlarından biridir.
Akreditifin tanımını yapmak istersek, en  basit şekilde ‘Şartlı bir ödeme garantisidir’ diyebiliriz. Bu tanımdan yola çıkarak, sadece ihracatçı korunuyormuş gibi gözükse de  ithalatçıyı da aynı oranda koruyan bir sistem olduğunu söyleyebiliriz.
 
‘Şartlı’ diye başlayan tanımımızda şarttan kasıt , ihracatçı firma akreditif metninde geçen yükümlülüklerini yerine getirip, akreditif metnindeki gerekli belgeleri de (eksiksiz ve akreditifte tarif edildiği şekilde) bankaya teslim etmesiyle , ihracatçı firmaya yapılacak ödemenin belirlenen akreditif çeşidine göre gerçekleşeceğini ifade eder.Yani ithalatçı bilir ki akreditifteki yükümlülüklerini yerine getirmeyen ihracatçıya ödeme yapılmayacaktır.İşte bu özelliğinden dolayı ithalatçı garanti altındadır.Tanımın devamında gelen ‘ödeme garantisidir’ kavramından bakarsak ihracatçı da bilir ki , akreditif metnindeki yükümlülüklerini yerine getirip gerekli evrakları da teslim ettiği taktirde, banka tarafından akreditifin çeşidine göre kendisine ödeme yapılacaktır. Dolayısıyla ihracatçı da burada kendisini garanti altına almıştır.
 
Tanımlardan da anlaşılacağı üzere dış ticaretçinin ödeme yöntemleri konusunda kullanabileceği birden fazla yöntem bulunmaktadır. 
 
Peki; “ÜLKEMİZDEKİ İHRACATÇI VE İTHALATÇI FİRMALARIMIZ HANGİ ÖDEME YÖNTEMLERİNİ KULLANMAKTADIRLAR”? Diye bir soru soracak olursak, aşağıdaki tabloları inceleyerek 2017 – 2018 yılı sonu itibarıyla bu sorunun cevabını rahatlıkla bulabiliriz. 
 
ÖDEME ŞEKİLLERİNE GÖRE İHRACAT İSTATİSTİKLERİ (000-USD DOLAR)
Tablodan da görüldüğü üzere İhracat rakamları içerisindeki ödeme şekillerine baktığımızda ihracatçımızın toplam ihracat içerisinde gerçekleştirdiği İhracat rakamlarının 60’ı Mal Mukabili Şeklinde yani Açık Hesap olarak gönderilmektedir. Bu sonuçlar bize risk faktörünün yüksek olduğu bir metodun tercih edildiğini göstermektedir. İkinci sırada tercih edilen Ödeme Şekli ise Vesaik Mukabili Ödemedir ki yine risk faktörünü ihracatçı üzerinde barındıran bir metot olarak karşımıza çıkmaktadır. İhracatçı açısından en avantajlı ve risksiz ödeme şekli olan Peşin Ödeme ise toplam 7’lik bir payla son sırlarda yer almakta.
İhracatımızda tablo bu şekilde iken ithalattaki durumumuz nasıl acaba?
 
ÖDEME ŞEKİLLERİNE GÖRE İTHALAT İSTATİSTİKLERİ (000-USD DOLAR)

İthalatçı açısından en riskli ödeme şekli Peşin Ödeme, ürünler gelmeden önce yapılmış olan her ödeme ihracatçıya yapılmış bağış niteliğinde gibidir. Geçmiş yıllar incelendiğinde Peşin Ödeme yöntemi ilk sırada yer almakta idi. 2018 yılı İthalat rakamlarına baktığımızda ise, ilk sırada Mal Mukabili Ödeme Şeklinin yer aldığını görmekteyiz. Bu durum KKDF’nun (Kaynak Kullanım Destekleme Fonu) bazı ürünlerde kalkmasından kaynaklanmaktadır. İthalatçı fonun kalkması ile riski azaltmış bulunmaktadır. Ardından da Peşin, ve Akreditif ödemeler gelmektedir. 2018 yılı için riskin az da olsa önüne geçilmiş görünüyor diyebiliriz.

Sonuç olarak; 

Tablolardan da görüldüğü üzere Ülkemizdeki mevcut Dış ticaret firmaları ihracatlarında ödeme yöntemlerini kullanırken kendilerine sıkıntı yaratacak ve riskli olan ödeme şekillerini kullanmaktadırlar. Oysa ki ihracatta tavsiye edilen Peşin Ödeme yöntemidir. İthalatlarında ise Mal Mukabili Ödeme Şekli kullanılması ile bu durum bir adım önlenmiş görünüyor. Artan ihracat ve ithalat rakamlarıyla birlikte umudumuz dış ticaretçilerimizin tüm enstrümanları kendi lehlerinde kullanabilecek seviyeye gelmeleridir.

 
 
 
 
 
 
 
Etiketler: DIŞ, TİCARETTE, VERESİYE, SATAN,, PEŞİN, ALAN, TÜCCAR, GİBİYİZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı