Haber Detayı
25 Ekim 2018 - Perşembe 11:36
 
UMUDU YEŞERTMEK İÇİN ADAYIM
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kemalpaşa Belediye Başkan Aday Adayı Avukat Ahmet Cemil Balyeli ile aday adaylığa giden sürecini ve hedeflerini konuştuk. Samimi sohbetimizde Kemalpaşa’yı ortak akılla gelecek kuşaklara miras kalacak bir şehir haline getirmeye yönelik projelerini anlatan Balyeli, “Aydınlık, çağdaş ve geleceğe umutla bakan, çocuklarımızın, gençlerimizin yetişeceği Kemalpaşa’yı hep birlikte yeniden kurarak yönetmek için adayım. Umudu yeşertmek için adayım” diye konuştu.
SİYASET Haberi
UMUDU YEŞERTMEK İÇİN ADAYIM

Çocukluğundan bu yana ‘insan’ odaklı işlerle uğraştığına ve avukatlık yaparken de hep emekçiden, ezilenden yana olduğuna vurgu yapan Ahmet Cemil Balyeli, kısaca nasıl bir başkan olacağını ve CHP olarak Kemalpaşa’da yerel yönetimin nasıl kazanılacağını şu sözlerle dile getirdi: “Kendisine ve çevresine saygısı olan, bölücü değil, birleştirici, adil, samimi, dürüst, çalışkan başkan ve meclis üyesi adaylarıyla bu seçimin kazanılacağını düşünüyorum.”  Aday adayı Balyeli’yi tanımakla başladığımız samimi sohbetimize Balyeli’den Kemalpaşa’yı dünyanın tanıyacağı projeler sözü alarak bitirdik. 
 
 
KEMALPAŞA’DA TANINAN BİR AVUKATSINIZ. BİZE KISACA KENDİNİZİ ANLATIR MISINIZ?
 
Lise birinci sınıftan itibaren, okul giderlerini karşılamak için İzmir Sebze Hali’nde eski deyimiyle katip, yeni söylemle ön muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladım ve 1996 yılında Hukuk Fakültesinden mezun olana kadar da bu çatı altında çalışmayı sürdürdüm. Sebze hali bambaşka bir dünyadır. Burayla işi olmayan birinin o dünyayı anlaması mümkün değildir. Sebze hallerinde hayat gece 3’te başlar, gündüz 2’de biter. Bu süre içerisinde, Türkiye’nin her yerinden gelen sebze meyvenin yanında, yine Türkiye’nin her yerinden gelen kamyoncuyu, tüccarı ve köylüyü tanırsınız. Yine uluslararası gemilere mal alan şirket yetkilisini de, yemek fabrikası sahibini de, en lüks semtte mal satan manavı da, en fakir bölgede pazarcılık yapan esnafı da tanırsınız. Zenginin de, fakirin de ne yediğini bilirsiniz.
 
Daha lise yıllarında tanıştığım bu çeşitlilik ve tecrübenin yanında,  Siverek’te doğmuş olmam ama 4 yaşından itibaren de İzmir’in merkezinde Kahramanlar’da yaşamam, bu sırada eğitim anlamında İzmir’in en iyi okulları olan Kahramanlar İlkokulu, Alsancak Ortaokulu ve İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirmiş olmam da bugünlere gelmemde etkendir. İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdiğim 1991 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandım ve 1996 yılında mezun oldum. Ankara Hukuk Fakültesi’ni tercih ederken tek hayalim avukat olmaktı. 1997 yılında avukatlık yapma hakkını kazandım ama henüz askerliğimi yapmamışım ve büro açmak için de param yoktu. Kendimce hemen bir formül buldum, askerliğimi asteğmen olarak yapacağım ve alacağım parayı da biriktirip askerden dönünce büromu açacağım. Aynen de böyle yaptım, Tuzla Piyade Okulu’nda başlayan askerliğimi, Bozcada 7. Komando Bölüğünde tamamladım. İzmir’e döner dönmez hemen kiraladığım bir ofiste, Halk Bankası’ndan o zamanın parası ile bir milyar, bugünkü para ile bin lira da genç girişimci kredisi kullanarak, bir masa, bir oturma grubu ve bir bilgisayarla başladığım avukatlıkta 20’inci yılımı doldurdum. 
 
Hayatımın her devresinde, insanlarla iç içe oldum. Her dinden, her mezhepten, her etnik kökenden, her görüşten arkadaşım oldu. Herkesten bir şeyler almaya, öğrenmeye çalıştım. Bununla birlikte kimliğine bakmaksızın hep emekçiden, ezilenden yana oldum. Lise yıllarında şekillenen politik kimliğim, üniversite yıllarında daha farklı kesimlerle temasım sonucu gelişti ancak hiçbir zaman akla, bilime, insanlığa aykırı bir öğretinin peşinden gitmedim. Okuduklarımı, dinlediklerimi kendi akıl süzgecimden geçirdikten sonra pratiğe döktüm. Meslek hayatımda da, karşımdakinin haklı ve haksız olduğu noktaları tespit ederek, işi kaybetmek pahasına, gerçekleri açık yüreklilikle karşımdakine söyleyip, ona göre hareket etmesini sağladım. Bu nedenle de her zaman insanların güvenini ve saygısını kazandığıma inanıyorum. 
 
KEMALPAŞALILARA HİZMET ETMEK İÇİN BİR YOLA ÇIKIYORSUNUZ. BU SÜREÇ NASIL GELİŞTİ ANLATIR MISINIZ?
 
Kemalpaşalılara hizmet etmek için yola çıkmak deyimini kabul etmiyorum. Ben zaten Kemalpaşalılara hizmet etmek için yoldayım ve bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Kemalpaşa’nın en büyük sorunu olan 4200 haneyi, 21000 kişiyi ilgilendiren Kentsel Dönüşüm Projesinde halkın mağdur olmaması, hakkını alması ve kendi kararını kendisi vermesi için Kemalpaşalılarla omuz omuza mücadele ediyorum. Yine Kemalpaşalı gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durması, sosyal hayatlarının zenginleşmesi ve Atamızın adını taşıyan bu ilçenin takımının iyi yerlere gelmesi için Kemalpaşa Spor Kulübü çatısı altında Kemalpaşalılara hizmet etmeye çalışıyorum.
 
Yine bugün ekonomik olarak zor şartlar altında yaşamaya çalışan, aldığı emekli maaşı ile ancak günlük geçimini sağlayan emeklilerin, sosyal ve ekonomik haklarını alabilmeleri için ve örgütlü mücadeleye inandığım için Emekli-Sen’e ve diğer tüm sivil toplum kuruluşlarına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Bununla birlikte, her ne konuda olursa olsun, haksızlığa uğrayan Kemalpaşalıların her zaman yanında oldum ve olmaya da devam edeceğim. Benim yolculuğum, lise yıllarında başladı ve belediye başkanı olsam da olmasam da devam edecek. 
 
Bu yolculuk, yoksullukla mücadele, ezilenin yanında olma, insanı, hayvanı, doğayı koruma ve adalet yolculuğudur. Ben bu yolculuğumun bundan sonraki kesimini Kemalpaşalılarla birlikte yürümek istiyorum. Birlikte yürüyüp, birlikte yönetmeye talibim.
Sürecin nasıl geliştiğine gelince, yaklaşık 25 yıl önce Kemalpaşa’dan gelen kirazları, erikleri, üzümleri satarak ve bu malları getiren Kemalpaşalıları tanıyarak Kemalpaşalı oldum.  10 yıldır da Kemalpaşa’da yaşıyorum. Kemalpaşa’da 8 dönüm kiraz bahçem ve büyükbaş süt üretim çiftliğim var, yani aynı zamanda Kemalpaşa’da tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorum. Az önce de dediğim gibi hayatımda her kimlikten insan oldu, Kemalpaşa’da benim gibi tüm kimlikleri, tüm renkleri içinde özümsemiş bir yapı, bu nedenle birbirimize hiç yabancılık çekmedik ve hemen ısındık. Bu kadar güzelliği, zenginliği, çeşitliliği bünyesinde barındıran ve gelişime hızla koşan Kemalpaşa, sadece kendisini ve dar çevresini düşünen beceriksiz ellerde,  ne yazık ki her geçen gün kan kaybediyor ve soluyor. Yaşadığım yerin doğasına, tarihine sahip çıkılmadığı gibi, insanlarına da değer verilmediğini gördükçe kahrolmaktansa, sürece müdahale etmek gerektiğini düşündüğümden adayım. 
 
Kemalpaşa hak ettiği değeri ve özeni kendi yöneticilerinden görememekte yani haksızlığa uğramaktadır. Kemalpaşa’nın ve Kemalpaşalıların hakkını almak ve gerçek sahiplerine teslim etmek için adayım.
 
MEVCUT BELEDİYE AK PARTİ’DE OLDUĞUNDAN KEMALPAŞA’NIN CUMHURİYET HALK PARTİSİ İÇİN KAZANILMA ŞANSINI NASIL BULUYORSUNUZ? SİZİN BUGÜNE KADARKİ GÖZLEMLERİNİZ, ALAN ÇALIŞMALARINDAN ALDIĞINIZ İZLENİM NEDİR?
 
Kemalpaşalı, yerel seçimlerde partiden çok adaya oy vermektedir. Doğru adayı gösterdikten sonra, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kaybetme şansının olmadığını görüyorum. Seçimi almak için, diğer partilerin kimi aday göstereceklerine ve ne kadar oy alacaklarına yönelik matematik formüllerine de ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. Kendisine ve çevresine saygısı olan, bölücü değil, birleştirici, adil, samimi, dürüst, çalışkan başkan ve meclis üyesi adaylarıyla bu seçimin kazanılacağını düşünüyorum.
 
Başkan adayı kadar, meclis listeleri de bu seçimde önemli olacaktır. Meclis listesi hazırlanırken, hangi köyden, hangi aileden kimi alalım yerine, Kemalpaşa’nın sorunları dikkate alınarak, bu sorunları çözecek meslek mensuplarından,  işinde yetkin ve başarılı, tek amacı halka hizmet olan kişileri 
tespit ve ikna edip elini taşının altına koyması sağlanmalıdır.
 
Doğru kişiler ve doğru yöntemle insanlara yaklaşıldığında, Kemalpaşalıların yüksek ferasetiyle doğru olanı seçeceğine inancım tamdır.
 
İLÇENİN EN TEMEL SORUNU SİZCE NEDİR VE KEMALPAŞA BELEDİYE BAŞKANI OLURSANIZ NASIL BİR ÇÖZÜM GETİRECEKSİNİZ? 
 
İlçenin bir değil, birden çok temel sorunu mevcut. En önemlileri trafik ve otopark sorunu, kentsel dönüşüm ve imar sorunu ile kiraz üreticilerinin sorunlarıdır.
 
Trafik ve otopark sorunun çözümü, imar planlaması, yeni çevre yolunun açılması ve otopark yapımı ile aşılabilir. Şehir içi trafik durma noktasına gelmiş durumdadır. Bu sorunun çözümü için, İzmir Caddesi’nin bir bölümü ile İnönü Caddesi’nin yer altına alınması, böylelikle kesintisiz araç trafiğinin sağlanması gereklidir. Yolun üst tarafının ise mekânsal planlama ile vatandaşların nefes alabileceği, rahatlıkla alış veriş yapacakları, dinlenecekleri yeşil ve güzel bir alana çevrilecektir. 
 
Bununla birlikte, Ziraat Bankası’nın arka tarafındaki mevcut otoparkın katlı otoparka çevrilmesi ve bununla birlikte, İzmir Caddesi ve Atatürk Caddesi’nin yer altına alınan bölümünün iki tarafına otopark alanı yapılarak insanların araçlarını bırakıp, bu cadde üzerindeki işyerlerinden alışverişlerini rahatlıkla yapması sağlanacaktır. 
 
İkinci çevre yolunun açılması trafik sorununu çözmeyecekse de, bir nebze rahatlatacaktır. 
 
Kemalpaşa’nın en temel ikinci sorunu kentsel dönüşüm ve imar sorunudur. Mevcut belediye yönetimi kentsel dönüşüme sadece rant olarak baktığından sorunun çözümü bir yana içinden çıkılmaz bir hal almıştır. 
 
Kentsel dönüşüm uygulama alanı aynı zamanda, yerinde olmayan bir kararla riskli alan ilan edildiğinden söz konusu alanda herhangi bir iyileştirme dahi yapılamamaktadır. Kentsel dönüşüm Kemalpaşa için gereklidir ve vatandaşların tamamı da kentsel dönüşümün uygulanmasından yanadır. Bu günkü karşı çıkış kentsel dönüşümün uygulanma şeklinedir. 
 
Kentsel dönüşümle ortaya bir rantın çıktığı diğer yerlerdeki uygulamalardan da görülmektedir. Mevcut belediye yönetimi, doğacak bu rantı, Kemalpaşa dışından getireceği müteahhitlere verme peşindedir. Yani mevcut belediye yönetiminin amacı kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşümdür.
 
Belediye başkanı olduğumda, öncelikle mevcut belediye tarafından yapılan ve hali hazırda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan ve çıkarılacak tüm planların iptali için gereken her türlü mücadele verilecek, mücadele verenlere destek olunacaktır.
Sadece kentsel dönüşüm alanında yaşayanlar değil, tüm Kemalpaşa halkının katılımı ile yerel dokuya uygun, insanların hassasiyetlerini dikkate alan, her türlü sosyal donatıya sahip yeni imar planları yapılacaktır.
 
Yeni konutların Kemalpaşalı müteahhitlerce yapılması, aynı şekilde, müteahhitlerin de tüm alış verişlerini Kemalpaşa esnafından yapması sağlanacak ve teşvik edilecektir. 
 
Bu şekilde kentsel dönüşümden doğacak tüm rantın yine Kemalpaşa’da ve Kemalpaşalıda kalması sağlanacaktır.
 
 
HEM SANAYİ HEM DE VERİMLİ TOPRAKLARIYLA BİR TARIM KENTİ OLAN İLÇEDE SİZCE HANGİSİNE DAHA ÇOK ÖNEM VERİLMELİ? MESELA YERLİ TOHUM GİDEREK ÖNEM KAZANIYOR. TARIMI GELİŞTİRMEYE, FARK YARATMAYA YÖNELİK PROJELERİNİZ VAR MI? YA DA DAHA ÇOK SANAYİCİ Mİ GELMELİ, TEŞVİK EDİLMELİ Mİ?
 
Benden bir sıralama yapmamı isterseniz bence sanayi ve tarımdan önce turizme önem verilmelidir.
 
Kemalpaşa gerek doğası, gerek tarihi, gerekse de dini motifleri ile turizm cenneti olmaya aday bir yerdir. Ancak bu güne kadar bu yönde herhangi bir adım atılmadığı gibi herhangi bir yatırım da yapılmamıştır. Bu nedenle, önceliğimiz doğa, tarih ve din turizmi hareketini başlatmak olacaktır. Oluşturulacak turizm alanı ve kuşağı ile Kemalpaşa merkez ve köyleri birer turizm alanı olarak ele alınacak ve bu şekilde Kemalpaşa Turizm Kuşağı oluşturulacaktır. 
 
Kemalpaşa’ya turlar düzenlenmesi ve diğer tur güzergâhlarına Kemalpaşa’nın dâhil edilmesi sağlanacaktır. Gelen turlara rehberlik etmek üzere, yerel rehberler yetiştirilecektir.
 
Gelen misafirlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlar yapılarak, halkımızın turizmden gelir elde etmesi sağlanacaktır. Böylece Kemalpaşa’nın da tanınması ve adından söz ettirerek hak ettiği değere kavuşması sağlanacaktır.
 
Kemalpaşa’nın olmazsa olmazı tabii ki tarımdır. Tarımın, özellikle kirazın hak ettiği değere kavuşması, üreticinin emeğinin karşılığını alması birinci önceliğimiz olacaktır. Bunun için, içinde soğuk hava deposu da bulunan kiraz işleme tesisi kurulacak, kirazın sapı ve çekirdeği de değerlendirilecek ve kirazdan elde edilen katma değer arttırılacaktır. 
 
Gelişen teknoloji ve buluşlardan yararlanılarak ancak bunu yaparken de insana ve doğaya zarar vermeyen doğal ürünlerle kirazın dayanma süresi artırılarak ve üreticinin doğrudan dünya pazarlarına erişimi sağlanacak, ihracat teşvik edilecektir. 
 
Kemalpaşa’nın tümünü kapsayacak organizasyon yapısı ile mevcut üretici kooperatifleri tek çatı altında toplanacak, kiraz, zeytin, zeytinyağı, et ve süt ürünleri ile diğer tarım ürünlerinde markalaşma sağlanacaktır.
 
Kemalpaşa’da üretilen kiraz, zeytin, zeytinyağı, et ve süt ürünleri ile diğer tarım ürünlerinin aracısız halka ulaştırılması için, duyarlı belediyelerle işbirliğine gidilerek Türkiye çapında Tüketici Kooperatifleri kurulması sağlanacak, böylece üretici emeğinin karşılığını aldığı gibi, halkımızın da daha ucuz ve sağlıklı ürünler tüketmesi sağlanacaktır.
 
Sanayiye gelince ilçemizde Kosbi adıyla bilinen organize sanayi bölgesi mevcuttur. Kosbi de şu anda çeşitli sektörlerden 438 firma faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte Armutlu, Ören, Bağyurdu güzergâhında ve Ankara yolu üzerinde sanayi tesisleri faaliyet göstermekte ve yenileri de her geçen gün artmaktadır.
Sanayinin Kemalpaşa’ya ve ülkemize sağladığı istihdam ve katma değer yadsınamaz bu nedenle sanayicimizin ihtiyacı olan alt yapı imkânlarına ulaşmasını sağlayarak, üretim ve istihdamı arttırmak için belediye olarak gerekli destek verilecektir. 
 
Sanayici ile işbirliği yapılarak ara eleman ihtiyacını giderecek fakülte ve yüksekokullar açılması sağlanacaktır.
 
Kısacası, biz, hiçbirini diğerinden ayırmayacak, ayrı düşünmeyeceğiz. Biz tarımın, sanayinin, turizmin ve eğitimin Kemalpaşa’da gelişmesi için elimizden gelenin en iyisini yapacağız ve destek olacağız.
 
NÜFUSU, KENTLEŞMESİ, KOZMOPOLİT YAPISI İLE DE ADINDAN SÖZ ETTİREN BİR İLÇEDE NASIL BİR PLANLAMA YAPILMALI SİZCE? NELER EKSİK ŞU ANDA?
 
Öncelikle Kemalpaşa bir bütün olarak ele alınmalı, bu güne kadar her mahalleye bir şeyler yapmak suretiyle halkın gözü boyanmaya çalışılmış, makyajla bir şeyler güzel gösterilmeye çalışılmıştır. Oysaki Kemalpaşa’nın ihtiyacı 48 mahallenin bir bütün olarak ele alınıp yeniden planlanmasından geçmektedir. 
 
Bugün her ne kadar tabela nüfusu olarak 106.000 görülmekteyse de, Kemalpaşa’nın günlük insan nüfusu 250.000 kişi civarındadır. Öncelikle alt yapının yani, yol, kanalizasyon, su, elektrik, imar vs.nin en az 500.000 kişiye göre yeniden planlanması ve hayata geçirilmesi gereklidir.
 
Tarım ve sanayi kenti olan Kemalpaşa’nın aynı zamanda turizm ve eğitim kenti de olması sağlanacak, böylece kentte, sosyal ve kültürel hayat canlandırılacaktır. Bu sağlandığında, esnafta bundan payını alacak ve Kemalpaşalı hem ekonomik hem de kültürel yönden zenginleşecektir.
 
Tarım, hayvancılık ve sanayi bölgeleri oluşturulacak ve üretimde uyum sağlanarak en yüksek verim ve gelir elde edilecek tesisler kurulacaktır.
 
Bunun yanında Eğitim Kampüsü kurularak, anaokulundan üniversiteye kadar okulların bir arada olması sağlanacak; böylece, çocukların iyi bir çevrede kaliteli bir eğitim alması sağlanacaktır.
 
Kemalpaşa’da neler eksik derseniz, ne tam ki derim ben de.
Kemalpaşa’yı İzmir’in yıldızı yapma sözünüzü almadan bitirmeyelim söyleşimizi. Yıldız gibi parlatacak son rötuşlarınızı da alalım ve eklemek istediklerinizi…
 
Kemalpaşa, her türlü eksikliğine rağmen, konumu, tarihi, havası ve doğal güzellikleri ile şu anda da İzmir’in yıldızı. Ben belediye başkanı olduğumda, çöpçülerle kalkacak, bekçilerle yatacağım. Yani çok çalışacağım. 
 
Kemalpaşa’yı önce Türkiye’nin, sonra da dünyanın yıldızı yapacağım. Kemalpaşa denince, artık kimsenin aklına Mustafa Kemalpaşa tatlısı gelmeyecek.
 
Kemalpaşa denince akla;  sanayisi, kirazı, zeytini, zeytinyağı, eti, sütü, doğal ve kültürel turizmi ile dünyada tanınan marka bir kent gelecek. 
 
Kemalpaşa denince akla; tarım, sanayi, turizm ve eğitim alanlarında parmakla gösterilen örnek bir kent;  sosyal ve kültürel etkinliklere katılımla örnek bir kentli, emeğinin karşılığını alan, aldığı bu karşılıkla sosyal hayata katılım sağlayan, ürününün yanında sanat ve kültür yaratan köylü gelecek.
Kaynak: (KA) - Kemalpaşa Aktüel - Filiz Eroğlu Editör: Filiz Eroğlu
Etiketler: UMUDU, YEŞERTMEK, İÇİN, ADAYIM,
Yorumlar
Haber Yazılımı