Haber Detayı
28 Temmuz 2020 - Salı 10:01
 
SOSYAL MEDYA VE BİLİŞİM SUÇLARI
Kemalpaşa Aktüel Dergisi yazarı Av. Ayşe Unganer yazdı. Sosyal Medya ve Bilişim Suçları
DİĞER Haberi
SOSYAL MEDYA VE BİLİŞİM SUÇLARI

İnternet bilgilenme amacıyla kullanıldığında çok yararlı bir platform. Ancak sosyal medyaya bu kadar rahat ve yaygın ulaşıldığında kişiler yüz yüze yapamayacakları hakaret içerikli söylemleri sosyal medyada çok rahat yapabiliyorlar ve hakaretler kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşıyor. T.C.K. 125 gereğince hakaret suçu 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında arttırılır. İnternet yoluyla yapılan hakaret de aleni hakarettir. Savcılığa şikâyet halinde hakaret edenler hakkında ceza davası açılıp ceza alabilmektedirler. Yine T.C.K. gereğince hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır. Özellikle iş hayatında iki meslek sahibi birbirleriyle sosyal medyada paslaşarak bir meslektaşlarıyla belki adını vermeden fakat herkesin anlayacağı şekilde hakaretvari kelimeler kullanabiliyorlar. Bu da suçtur. Başkasının bir başkasına yaptığı hakaret içerikli söylem bizim hesabımıza da düşerse biz da hakaret etmiş sayılıyoruz. Örneğin; İki kız arkadaş araları iyiyken sosyal medyada paylaşımlarda bulunuyorlar. Sonra araları bozuluyor. Taraflardan birinin isteği üzerine diğeri paylaşımları kaldırmak zorundadır. Aksi takdirde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşur. Cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Pratikte maalesef erkeklerin ayrıldıkları kız arkadaşlarına ait paylaşımları sosyal medyada paylaşması durumları ile karşılaşılmaktadır. Bu şekilde şantaj, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal suçları oluşmaktadır Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca hakaret ve şantajdan da ceza alır. 

 

Kişilik haklarını ihlal eden bu tür paylaşımlarda savcılığa başvurarak erişimin engellenmesi talebinde bulunulup Sulh Ceza Hâkimliği 24 saat içinde erişimin engellenmesi kararı vermektedir. Ancak Türkiye’de sosyal medya ağlarının temsilciliği bulunmadığı için bu kararı uygulayacak muhatap ve mercii bulunamamakta şirketler merkezlerinin olduğu ülkelere kararı gönderip onun sonucunu beklemekte, bu arada paylaşım birçok kişiye ulaşmakta karar pratikteki önemini kaybetmektedir.

 

Diğer bir sorun sahte hesaplar açılması ve bu hesaplardan uygunsuz yalan yanlış paylaşımlar yapılmasıdı. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında bu durumun tespitini yaptırmak, o hesabın gerçek hesap olmadığını gösteren ekran görüntüsü ve kamera kaydıyla savcılığa müracaat veya noterde bir tespit yaptırmak gereklidir. Bu şekilde o hesapla işlenecek suçlardan sorumlu olma durumu olmaz. Sahte hesapları tespit etmek güç olsa da bilgisayarların ip adreslerinden savcılıklar tespit de yapabilmektedir. 

 

T.C.K. 244. Maddeye göre; bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Mesela; şifreyi öğrenerek başka bir kişinin e-mail adresine girmek, telefon hafıza kartını ele geçirip facebook şifrelerini de kırarak fotoğraf elde etmeye çalışmak, şifresini öğrenerek başka bir kişinin whatsapp yazışmalarına ulaşmak da bu suçu oluşturur. Burada önemli durum boşanma davalarında kendini göstermektedir. Boşanma davasında aldatıldığını iddia eden eşin diğer eşin yazışmalarını ondan habersiz edinip dosyaya sunması veya diğer eşin konuşmalarını kayda alması, görüntülerini kaydetmesi bilişim sistemine girme suçunu oluşturur mu? Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2007/ 17220 esas- 2008/ 13614 Karar sayılı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/ 2-167 esas, 2002/648 karar nolu kararlarında görüleceği üzere evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğünün de yasal bir zorunluluk olduğu kabul edilerek aile yaşam alanı içindeki görüntü ve kayıtların, eşlerin sosyal medyaları veya telefonlarındaki mesaj kayıtlarının sadakat yükümlülüğü anlamında delili olarak kullanılmasın da hukuka aykırılık yoktur. Ancak burada bu deliller edinilirken şiddet, zorlama, tehdit gibi unsurların kullanılmaması ve kayıt yapılırken de delili elde etmek için yönlendirici ifadeler kullanılmaması yani hukuka aykırı delil oluşturulmaya çalışılmaması olan delilin elde edilmeye çalışılması hukuken korunmaktadır. Yine bir kişinin telefon konuşmasını kaydetmek de T.C.K. 133. Madde gereğince 2 aydan 6 aya kadar hapsi gerektiren ve bunların yayınlanması daha ağır cezayı gerektiren bir suçtur. Ancak işlenen bir suça karşı başka türlü delil elde etme imkânı yoksa bu suç oluşmaz ve elde edilen deliller mahkemede kullanılabilir. Yani telefonda bir hakaret veya tehdit alırken hoparlör açılıp yanınızdaki kişiye dinletildiğinde bu kişi ceza veya tazminat davasında şahit olabilecektir veya size yapılan bir hakareti veya devamlı telefonla rahatsız edilmek durumunda bu durumu da tespit için kayıt kullanılabilir. Sosyal medya üzerinden devamlı arkadaşlık isteğinde bulunmak da huzur ve sükûnu bozma suçunu oluşturmaktadır. Şikâyet halinde cezalandırma mümkündür. 

 

Yine önemli sorunlardan biri de Bilişim sistemleri aracılığıyla yapılan nitelikli dolandırıcılıktır. Cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin 2 katı kadar paradır. Bu bakımdan sosyal medyada kişisel bilgilerimizi paylaşmamak, çocuklarımızı da bu konuda uyarmak, niçin paylaştığımızı ve bunun gerekli olup olmadığını bilmek dikkat edilecek hususlardır. Yine şirketler internet üzerinden birbirlerinin gizli bilgilerine ulaşabilmekte, bunları değiştirip bozabilmektedir. Bu da ağır bir suçtur.

 

Görüldüğü gibi sosyal medyada işlenen suçlar sesli, yazılı, görüntülü iletiyle hakaret, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Kişisel Verilerin Kaydedilmesi, Verileri Hukuka Aykırı olarak ele geçirme, Verileri gerektiği halde yok etmeme, nitelikli Dolandırıcılık, Bilişim Sistemine girme, Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi birçok kanun maddesi ile cezalandırılabilmektedir. Fakat Sosyal medyanın bu kadar etkin, yaygın ve kötü amaçlarla kullanılabildiği günümüzde hukuksal düzenlemeler yeterli değildir. 

 

Mesela Fransa’da İçişleri Bakanlığı’nın her türlü tedbiri alma yetkisi var. ABD modelinde sosyal medya platformları yapılan paylaşımlardan hukuken sorumlu. Aslında en önemli konu da siber güvenlik sorunu. Birçok platform casusluk yapıyor ya da toplumları yönlendiriyor, subliminal mesajlarla algı oluşturuyor. Bu nedenle Hindistan Çin’e ait sosyal ağları yasaklamış durumda. Bu nedenle yargı yoluyla birlikte sosyal medyanın kendi içinde denetimin hızlı sonuç verecek şekilde oluşturulması gerekli. Son dönemde sosyal Medyayla işlenen suçların önlenmesi gündeme geldi.  

 

Basında yer alan henüz kanunlaşmamış düzenlemede şirketlerin hukuka aykırı paylaşımları hızlı bir şekilde kaldırması, kaldırmayanların tazminat ödemek zorunda kalması, Türkiye’de temsilcilik açma zorunluluklarının getirilmesi, kanunda suç sayılan her eylemin sosyal medyada da suç sayılması, Sosyal medyada ırkçılık, ayrımcılık, zorbalığı körükleyen paylaşımların önlenmesi, kişisel bilgilerin sosyal medya aracılığıyla devletlerarasında paylaşılmasına engel olunması, yalan haberlerle toplumların manipüle edilmesinin önlenmesi konuları yer alıyor. Biran önce sosyal medyayla ilgili düzenleme yapılmasını diliyorum. 


KURBAN BAYRAMININ TÜM İSLAM ÂLEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM. 

Avukat Ayşe UNGANER

Kaynak: Editör:
Etiketler: SOSYAL, MEDYA, VE, BİLİŞİM, SUÇLARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı