Haber Detayı
10 Aralık 2018 - Pazartesi 14:10
 
RÖPORTAJ: MUHARREM BAYRAKTAR
Dergimizin bu sayısında Cumhuriyet Halk Partisi Kemalpaşa Belediye Başkan Aday Adayı Muharrem Bayraktar ile samimi bir röportaj gerçekleştirdik.
SİYASET Haberi
RÖPORTAJ: MUHARREM BAYRAKTAR

Bir asırı aşkın süredir Kemalpaşa’da önemli işlere imza atan, kazancını yatırıma dönüştürerek ilçenin gelişimine ve vizyonuna olumlu katkılar sunan, sağladığı istihdam olanakları ile örnek olan, Bayraktar ailesinin iş yaşamındaki önemli ismi Muharrem Bayraktar, doğduğu, büyüdüğü ve yaşadığı memleketine hizmet için çıktığı yolda, yaşanabilir bir Kemalpaşa için hedeflerini anlattı. 

Muharrem Bayraktar “Nüfus yapısı itibariyle bir Türkiye mozaiği olan güzel ilçemiz Kemalpaşa’yı sen ben demeden, her kesimi kucaklayıp ortak akılla yönetmek için adayım.  Doğru projeler, doğru insanlar ve şeffaf bir yönetim anlayışı ile Kemalpaşamız hak ettiği değeri bizimle bulacak” dedi. 

MUHARREM BEY, ÖNCELİKLE BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
1969 Kemalpaşa doğumluyum. İlkokulu Kemalpaşa Cumhuriyet İlkokulunda, orta ve lise eğitimimi Kemalpaşa Lisesinde tamamladım. Aile mesleğimiz zeytinyağı üreticiliği olduğu için üniversite eğitimimde Gıda Mühendisliğini tercih ettim ve Ege Üniversitesi İngilizce Gıda Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Aldığım bu üniversite eğitimi sayesinde halen iyi derecede İngilizce bilmekteyim. Üniversiteden arkadaşım Sevgi Hanım’la 1994 yılında evlendim ve 2 çocuğumuz oldu. Kızım Macaristan’da Diş Hekimliği eğitiminin ikinci yılında, oğlum ise lise son sınıf öğrencisi ve üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Yaklaşık 100 yıldan bu yana ticaret ile uğraşan bir ailenin ferdi olarak devamlı ticaretin, üretimin içinde bulundum. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BU GÜNE KADARKİ TİCARİ FAALİYETLERİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
Mevsimlik işlerimiz olduğundan harman zamanları gece gündüz çalıştım. Çocukluk yıllarımdan beri okul saatleri dışında hep iş hayatının içerisinde oldum. Toplanmış zeytinleri bahçelerden, evlerden fabrikaya getirir çıkan yağları da sahiplerinin evlerine götürür dökerdim. Bu sayede Kemalpaşa’da girmediğim ev azdır. Bayraktar ailesi olarak kiraz sezonlarında 30-40 yıl boyunca kiraz komisyonculuğu işi yaptık. Bu vesileyle İzmir, İstanbul, Ankara, Mersin ve Samsun halleri ile hep iç içe bulundum. Kirazdan sonra salamura tesisimize bağ yaprağı alımları için Kavakalan’dan başlayıp Alaşehir’e kadar devam ederdik. Geceleri bu aldığımız yaprakların kuyulara basımlarını kendimiz yapardık. Sonra biraz tatil. 

 

Ardından yaz sonu kuru üzüm tüccarlığı yapardık. Dededen gelen bu mesleğimizde kuru üzüm alımları başlardı. Fabrikamızın önünde 1-2 ay sürekli üzüm alımı devam ederdi. Üzüm alımı biter zeytinyağı fabrikası çalışmaya başlardı. Kendimi bildim bileli evimizin de bu fabrikamızın yanında olmasından dolayı hep bu işler ile büyüdük. Rahmetli babam çalışkan ve disiplinli yapısıyla bizi pek oturtmaz, boş bırakmazdı. Bizlerde yaşamımız boyunca bu onurlu mirasa layık olmaya çalıştık. 

Gençlik yıllarımda beyaz eşya ve mobilya dükkânımız devreye girdi. Üniversite eğitimim sırasında turşu üretimine başladım. Üniversite bitince o dönem presli sistem fabrikamız vardı. 1996 yılında İtalya’ya giderek bir ay araştırma yaptım. Ve son sistem zeytinyağı üretim makine hattını getirip kurdum. Bu süreçte turşu, sofralık zeytin üretimi hızlandı. Senelik 3-4 bin ton üretime kadar çıktık. Kipa’da, Migros’ta, Anadolu’da ki bayiliklerde, Köln’de ürünlerimizin satışı yapılırken, İzmir gıda çarşısında dükkânlar da açarak pazarlama yaptık. İhracatlar gerçekleştirdik. İstihdam sağladık. Turşu üretimlerimizi yaparken hammadde olan zirai mahsulleri Tire, Ödemiş ve Afyon’daki çiftçiye verip ekimlerini sağlayarak takiplerini kendimiz yaptık. Daha sonra kamyonla sabahlara kadar tarla tarla gezerek yaz boyunca alımları yapıp tesisimizde üretimlerini yaptık. Mühendisim deyip masa başında oturmadan kamyon direksiyonunda sabahlara kadar tarla tarla dolaştım. Türkiye’nin ve sektörün geldiği süreçlerden ötürü, 2006 yılında turşu ve salamura işini bırakarak 2007 yılında şu an hala devam etmekte olan akaryakıt istasyonunu açtık. Açtığımız günden beri bu tesisi geliştirerek, yanına Kemalpaşa’nın kültürel hayatına büyük bir katkısı bulunduğunu düşündüğümüz Zeytin restoran ve düğün salonunu ekledik. Bu yılda şehir içinde kalan Zeytinyağı fabrikamızı istasyonun arkasına taşıdık.  Aile şirketi olarak Sanayi Odası, Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası üyeliklerimiz uzun zamandan beri sürmekte. Şahsen bunların yönetimlerinde ve meslek gruplarında zaman zaman bulundum. Yüzyıllardan beri süre gelen onurlu ve haysiyetli ticaret anlayışımız ile üretken bir şekilde ilçemize ve insanımızda hizmet ediyor, istihdam sağlıyor,  memleketimiz adına hayırlı işler yapmak için çalışmaya devam ediyoruz. Halkımız da buna şahittir.

BELEDİYE BAŞKANLIĞI ADAYLIĞI İÇİN KARAR VERME SÜRECİNİZİ ANLATIR MISINIZ?
Kendimden bahsederken de söylediğim gibi, tüm ailem Kemalpaşa’da yaşadı. Bende bundan sonraki ömrümde Kemalpaşa’da yaşamaya devam etmek istiyorum. Son zamanlarda hep içimizdeki eski Kemalpaşa özlemini dile getiriyoruz. Bir şeyler yapılması gerektiğini dillendiriyoruz. İlçemiz sürekli gelişiyor. Bu gelişmeler, vizyonsuz, ranta yönelik ve hep tüketim adına oluyor. Bu sebeple, ilçemize sahip çıkmak adına vicdani bir sorumlulukla bunu kendimde bir görev gördüm. Bu yüzden taşın altına elimizi koyalım dedik. 

SİZE GÖRE KEMALPAŞA’NIN EN ÖNEMLİ SORUNLARI NELER?   SİZİN BU SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİZ NELER?
Kemalpaşa bugüne kadar kep merkez, belde, köy gibi ayrımlarla yönetildi. Kemalpaşa öncelikle bir bütün olarak ele alınmalı. En büyük sorunu şu. Eskiden İzmir’in en zengin ilçesiyken şimdi fakirleştik. Ciddi bir tarım, sanayi ve turizm potansiyelimiz var. Her yerde inşaatlar var. Devamlı büyüyoruz ama giderek fakirleşiyoruz. Burada Kemalpaşa milliyetçiliği yapmamız gerekli. Kemalpaşa’nın parasını, değerlerini dışarılara kaptırmayacağız. İlçemize para girişini sağlayacağız. İlçemizin nüfusu yaklaşık 110 bin, gündüzleri bu rakam 200 binleri buluyor. Dışarıdan gelenler 5-10-15 Bin TL maaşlar alırken, asgari ücret Kemalpaşalıya. Böyle bir şey yok. Sosyalleşmek isteyen halkımız, özellikle gençler İzmir’e Kordon’a Küçükpark’a gidiyor. Alışveriş yapmak isteyen vatandaş İzmir’deki AVM’lere gidiyor. Paralar dışarıya akıyor. Kemalpaşalı kazanmıyor. Turizm dediğimiz bu. İzmir buraya gelecek.  Biz sosyalleşmek için oraya gitmeyeceğiz. Bu kadar inşaat yapılırken, yeni bir şehir oluşturulurken, herkes kafasına göre siteler kurarken, şehircilik nerede? Belediye nerede? Bir şehir kuracaksınız. Ama Avrupa şehirleri gibi değil. Onların yaptıkları hataları yapmadan daha da mükemmeli, daha iyisi olmalı.Bu vizyonsuzlukların sonucu sanki yeni oluşmakta olan bölgeleri çok becerebilmiş gibi, eski şehri yıkıp kentsel dönüşüm adı altında bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Halk seçtiği belediyenin icraatını durdurmak için dernek kuruyor, örgütleniyor. Vatandaşı beledi

yesine karşı böyle bir tezadın içerisinde olabilir mi? Ama durum böyle. Derhal durdurulmalı. Yerinde çözüm ve yeni bir imar planı ile bölge ekonomik olarak elverişli hale getirilmeli. Halk arsasını istediği müteahhide verebilmelidir. Kemalpaşa’nın en önemli sorunlarından birisi de herkesin malumu olan trafiktir. Son yıllarda artık iyice içinden çıkılmaz bir hal alan Kemalpaşa’nın trafik sorunu, en öncelikli olarak çözülmesi gereken sorunlardan birisidir. Bu sorunu halletmek için yeni otopark alanları ve planlar yapılmalıdır. 

ÖZ KEMALPAŞALI BİR ADAY OLARAK SİZCE BU DURUM SEÇİMLERE NASIL YANSIR?
Öz Kemalpaşalı dediğimiz noktada öz, yarım, sonradan gibi kavramların karmaşasını kaldırmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada bir Kemalpaşalı tanımı yapma gerekli. Düğününü Kemalpaşa’da yapan, bayramını Kemalpaşa’da kutlayan, cenazesini Kemalpaşa’da kaldıran, hüznünü, neşesini Kemalpaşa’da yaşayan, kendini buraya ait hisseden, herkes Kemalpaşa’nın yerlisidir. Kemalpaşalı olan bu hemşerilerimizin hepsinin de, Kemalpaşa milliyetçisi olarak, dışarıdan gelip ilçemizi sömürüp gidecek olanlara bir tepki olarak Kemalpaşalının yanında yer alacaklarını düşünüyorum.

KEMALPAŞA’DA SAADET PARTİSİ DÖNEMİNDE MECLİS ÜYESİ OLARAK GÖREV YAPTINIZ. BU KİMİ ZAMAN ELEŞTİRİLDİ KİMİ ZAMAN İSE TECRÜBE DENİLDİ. SİZ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Mehmet Ali Özüdoğru ilçemize çok büyük hizmetler vermiş, halkımızın takdir ve sevgisini kazanmış,  kendini her anlamda ispatlamış, efsane bir başkan olarak 2003 yılında beni, ilçeme hizmet için göreve çağırdı. Bende bunu kabul ettim. Belediyecilik ve siyaset olarak çok büyük tecrübeler edindim. Çok değerli dostluklarım oldu. Bu vesile ile kendisine ve tüm saadet partisi camiasına selam ve teşekkürlerimi iletmek isterim. Seçim anlamında da tecrübe ve dostlukların ne zararı olabilir ki. Tabi ki bir katkıdır diye düşünüyorum amaç memlekete, hizmetse niyetler ve hedefler aynı.

ADAY ADAYI GÖZÜNDEN DEĞİL DE, SADE BİR VATANDAŞ GÖZÜYLE KEMALPAŞA BUGÜN HAK ETTİĞİ YERDE Mİ?
Eski Kemalpaşa özlemi dediğimizde, hep geride kalmışız ki özlem duyuyoruz. Tabi ki Kemalpaşa hak ettiği yerde değil. Gençlerimiz sahipsiz. Spor anlamında yapılması gereken çok şey var. Sosyal tesisler yetersiz. Alkol ve uyuşturucun batağında birçok gencimiz var. Vatandaşlarımız için sosyal yaşam alanları çok kısıtlı. Gençler asgari ücretli işlere muhtaç bırakılmış durumda. Eskiden 10 dönüm kiraz bahçesi olan bir aile geçimini sağlardı. Çocuğunu okutabilirdi. Şimdi herkes bir işte çalışıp tarımı yan gelir yapma çabasında. Bu durum haliyle tarımın gelişmesinin önündeki büyük engellerden birisi. Arazilerin imara girmesi beklenir oldu memlekette. Şehir sıkıştı yaşanamaz hale geldi. 

HAYALİNİZDEKİ KEMALPAŞA NASIL OLMALI?
Avrupa’da Kemalpaşa gibi bölgeler, insanların daha çok yaşamayı tercih ettiği, daha sakin, daha yeşil, nefes alınabilen, huzurlu ve nispeten daha zengin ve yatay şehirleşme özelliğine sahip bölgelerdir.

Kemalpaşa’yı tarımın ve sanayinin bir arada olduğu, sanayinin ilçe tarımına zarar vermediği, kültür seviyesi yüksek, insanları huzurlu olduğu, tüm ülkenin gıpta ile baktığı, Kemalpaşalıların gururla Kemalpaşalıyım diyebileceği bir ilçe olarak hayal ediyorum. 

KEMALPAŞA İÇİN PROJELERİNİZ NELER? BELEDİYE BAŞKANI OLURSANIZ NELER YAPACAKSINIZ?
Çok detaylandırmadan belli başlıklar altında anlatayım.  Bizim önceliğimiz önce insan. Eğitim başlığı altında; okul öncesi eğitim merkezleri, kreşler, TEOG ve Üniversite sınavına hazırlık etüt merkezleri açacağız ve mesleki eğitimler düzenleyeceğiz. İşsizliğe çare olacağı aşikâr olan Meslek Yüksek Okulu ve Üniversite için çalışmalar yapacağız. Trafik ve otopark sorunları çözülecek. Gerekli imar düzenlemeler yapılacak.

Tarım başlığı altında; kiraz alım ve işleme merkezlerinin kurulması, kooperatifleşmenin sağlanması, kiraz için ödeme garantisi sistemleri, hem tarım hem turizm adına, İzmir pazarlarında birçok Kemalpaşalı pazarcı olduğunu göz önüne alırsak, İzmir halkını Kemalpaşa’ya çekmek için organik pazaryerlerinin kurulması. Hayvancılık konusunda Halilbeyli mahallesini İzmir’in merkezi konumuna getirmek. Hayvan pazarı ve et işleme merkezi kurarak, hayvancılık fuarları düzenlemek. 

Turizm başlığı altında; İzmir halkını Kemalpaşa’ya çekmek adına her kesime hitap eden işletmelerin desteklenmesi, imar yönünden önlerinin açılması, cazibe merkezleri oluşturulması, etkinlik ve festivaller düzenlenmesi, Türkiye’nin en eski festivallerinden birisi olan kiraz festivalinin hak ettiği değere ulaşması. Turların ve turizm acentelerinin teşviki gibi birçok uygulama devreye alınacak.

Kemalpaşa milliyetçiliği bilincinin yerleşmesi ile ilçemiz ve halkımızın ekonomik olarak zenginleşmesi adına Kemalpaşa esnafı desteklenecek, Belediye Kemalpaşa esnafı ile çalışacak. Sanayicinin de esnafımıza öncelik vermesi teşvik edilecek. 

Merkez ve beldelerde halkın sosyalleşeceği aile çay bahçeleri ve parklar oluşturulacak.

Tüm bu hizmetlerin halkla buluşması adına, her mahallede semt evleri kurulup belediye halkın ayağına gidecek tüm bu eğitim faaliyetleri ve diğer etkinlikler bu merkezler yolu ile yapılacak, her merkezin başına o mahalleden bir müdür halk tarafından atanıp, mahallenin muhtarı ve halk ile birlikte sorunlar yerinde çözülecek, hizmet kesintisiz sürecek.  Belediye hizmetleri seçime 6 ay kala değil 5 yıl boyunca devam edecek.

BELEDİYE BAŞKANI OLDUĞUNUZ TAKDİRDE, SİZDE İŞÇİ ÇIKARACAK MISINIZ?
Bu işçi çıkarma olayları Belediye çalışanlarını siyasallaşmaya mecbur bırakıyor. Liyakat ile işini yapan niçin çıkarılsın. Bu yaşıma kadar yanımda yüzlerce, binlerce insan çalıştı. İş hayatımda Kemalpaşa’da insanların siyasi görüşüne, ırkına, inancına göre işçi seçimi yapmış mıyım ki bundan sonra yapayım. Liyakatle işine bağlı olanın, hakkıyla işini yapanın başımızın üstünde yeri vardır. Hiç kimse bir başkasının ekmeği ile oynayamaz.

SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Belediye başkanını neden seçiyoruz diye soracak olursak, belediye sadece şehircilik olsaydı Ankara’dan tek tip bir proje çizilir, merkezi ihale ile daha da ucuza yaptırılırdı. Bu tek tip şehirler kaymakam ile vali ile yönetilirdi. İçimizden birini seçiyoruz ki bizim bireysel olarak yetişemediğimize belediye yetişsin. Bölgesel olarak, her bölge kendi derdini kendisi bilir. 

Seçilecek olan başkan vatandaşının derdini en iyi anlayan kişidir. Bu yüzden Belediye Başkanı seçiyoruz. Peki, sadece bizden olması yeterli mi? 

Bu kadar çalışanı olan ve kendi bütçesi olan bir teşekkülü yönetecek kişinin şirket yönetimine, ekonomi ve ticarete de hâkim olması, tahsil ve tecrübesinin de yeterli olması gerektiğini düşünüyorum. 110 bin nüfuslu Kemalpaşa’nın kendi içinden, derdine derman bulabileceğini umuyorum.

Kaynak: (KA) - Kemalpaşa Aktüel - Filiz Eroğlu Editör: Filiz Eroğlu
Etiketler: RÖPORTAJ:, MUHARREM, BAYRAKTAR,
Yorumlar
Haber Yazılımı