Haber Detayı
07 Ağustos 2019 - Çarşamba 09:04
 
KRİZİ FIRSATA ÇEVİRME
DİĞER Haberi
KRİZİ FIRSATA ÇEVİRME

Sevgili okuyucularım; 
Ekonominin son dönemleri can alıcı krizini yaşıyor. Önceki yazılarımızda çözüm odaklı konulardan bahsetmiştik. Ülkemizde seçim ekonomileri her zaman zarar veriyor. Yerel seçimlerden sonra piyasa açılır beklentiside karamsarlığa yol açtı. Sanayicimiz ve esnaflarımız üretim yapan kesim şu an zor günler yaşıyor. İnşaat sektörünün durduğu bir ortamdayız. Haziran 2019’a kadar imar barışıyla beraber inşaat sektöründe hareketlilik gözlendi. Ancak imar barışının sonlanması piyasayı durma noktasına getirdi. Merkez bankasının yaklaşık iki yıldan beri uyguladığı para ve faiz politikası yanlış uygulama sonucu piyasayı kilitledi. Parası olan, helal, haram olgusuna bakmadan döviz ve faiz yatırımına gitmiştir. Piyasada ticaretten istediğini bulamayan sermaye sahipleri nakitlerini yüksek faizden bankalara yatırdı veya dövize yöneldi. Bankalarda ki kredi faizleri yüksek olunca vatandaş konut alamıyor veya üretime yatırımı hiç düşünmüyor.

 

Sevgili okuyucularım; 
Geçen yazımda da belirttiğim gibi üretim seferberliği olmadan, faizler aşağı çekilmeden bu krizi atlatmak mümkün değil. Krizi fırsata çevirenler, sıkışan esnaftan yarı fiyatına ya arsa ya konut almaya çalışıyor. Bu konuilçemizde ve ülkemizde sosyal dengeyi bozuyor, insanların yöneticisine güveni sarsılıyor. Güvensiz bir toplum oluşturuldu. Kimse kimseye güvenmiyor. Böyle bir toplumda sağlıklı yaşam ve gelecekten ümit beklenemez. Herkes üretimi bırakmış kolay para kazanma yollarını arıyor. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Akşamları kahvehaneler dolu, okey masaları tam çalışıyor. İddia, at yarışları,piyango gibi devlet eliyle oynatılan kumar her geçen gün yuvaları yıkıyor. Dört milyon işsizin olduğu ülkemizde gençlik iş bulma veya çalışma arzusunda değil. Kolay para kazanma yolları arıyor. 

 

2000 yılında evlenme rakamı 461.417 iken boşanma oranı 34.862’ydi. 2018 yılında ise 553.202 evlenen çift varken 142.448 boşanma ile sonuçlanmıştı. Bu gösteriyor ki ekonomik sebepler ön plandadır.Ülkemizde, toplum olarak, yöneticilerimiz krizi yönetme dersleri verilmeli. Aileden başlayarak kamu kuruluşlarında tasarruf tedbirleri alınması gereklidir. Aynı zamanda üretim seferberliği başlatılmalıdır.Faizlerin aşağı çekilmesiyle bu zorlukların aşılacağına inananlardan biriyim.

 

Sevgili okuyucularım; 
Bu karamsar tablo belki canımızı acıtıyor ancak acı reçete okumadan sağlıklı düşünemeyiz, gerçeği görmek mecburiyetindeyiz. Ramazan bayramı dokuz günlük tatil hoşumuza gidebilir ancak ülkede dokuz gün üretim duruyor ve iş dünyasında dengeler bozuluyor. Yalnızca turizm şirketleri ve otellerin işleri iyi olsun diye tatili uzatacağımıza öyle bir reçete hazırlayalım ki tüm ülke insanının yaşam standardını arttırmaya yönelik olsun.

 

Şimdi kurban bayramında dokuz günlük tatil yapmak istiyoruz. Buda ekonomimizi etkiliyor, üretim duruyor, tüketim artıyor ve bilinçsiz bir şekilde borçlanıyoruz. Atalarımızın bir sözü vardır. “Ayağını yorganına göre uzat”. Eğer gelirimize göre giderimizi dengelemezsek hem ülke ekonomimiz hem aile ekonomimiz düzelmez.  11 Ağustos Kurban Bayramımızı ifa edeceğiz. 30 Ağustos’ta Zafer Bayramımızı kutlayacağız. İnşallah kurban bayramının bereketiyle Rabbim önümüzü açar, bu krizi de hep beraber atlatırız. Şefte yapmadan işyerini kapatan esnafımızdan çalışanlarımıza kadar tüm milletimizin, İslam âleminin kurban bayramını en içten dileklerimle kutlar, yaklaşmakta olan 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlar, tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim. “ Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”. 

 

Allah’a emanet olunuz.

Kaynak: Editör:
Etiketler: KRİZİ, FIRSATA, ÇEVİRME,
Yorumlar
Haber Yazılımı