Haber Detayı
31 Ağustos 2018 - Cuma 02:55
 
KAZAK KÜLTÜRÜ NİF DAĞI ETEKLERİNDE
Kemalpaşa’da Nif Dağı’nın eteklerinde ‘Kazak Vadisi’ diye anılan arazi üzerine kurulan Kımız Çiftliği, ilçe turizmine büyük katkı sağlıyor. Konuklara, geleneksel Orta Asya yemeklerinin piştiği mutfaktan farklı bir Türk boyunun yemekleri sunulurken, atlar eşliğinde turlar düzenleniyor.
KÜLTÜR Haberi
KAZAK KÜLTÜRÜ NİF DAĞI ETEKLERİNDE

Kemalpaşa’daki Kımız Çiftliği, insanlara karşı sevecen tavrıyla bilinen ve affedici özelliği olan Haflinger cinsi atlarıyla bölgenin sembolü haline geldi.  Kemalpaşa’da Rumca’da gelin anlamına gelen Nif Dağı’nın eteklerinde artık “Kazak Vadisi” diye anılan 300 dönümlük alanda Orta Asya Türk kültürünün en güzel örnekleri yaşatılıyor. Orta Asya’dan Kemalpaşa’ ya Türk varlığının yansıtıldığı, tarihsel ve şirin bir yer olarak göze çarpan, zeytin, çam ve çeşitli meyve ağaçlarıyla çevrili doğasıyla her yıl Türk ve yabancı binlerce ziyaretçinin tercih ettiği bir yer olan Kazak Vadisi mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri...

KAZAK VADİSİ’NİN TARİHÇESİ
Çiftliğin kurucusu Şirzat Doğru, Doğu Türkistan işgal edildikten sonra, yurdundan ayrılmak zorunda kalan bir Kazak Türk’ü. “Büyük Kazak Göçü” denilen yürüyüşleri 1949 yılında başlamış ve iki yıl sürmüş. Taklamakan Çölü’nü ve Himalaya’ları aşarak Hindistan’a ulaşmışlar; 1954 yılında da Türkiye’ye gelmişler. Türkiye’de çok sıcak karşılanmışlar ve Şirzat Doğru da bir vefa borcu olarak, unutulmaya yüz tutmuş iki ata kültürünü, Türk halkına tekrar kazandırmak istemiştir. Doğru, ata içeceği kımız ve tüm Türk boylarının doğup büyüdüğü Otağ, yani “Yurt”  kurmak amacıyla; 1987 yılında Altay Dağları’nı andıran bu vadiyi satın almış. İlk olarak da, iç motifleri Türkistan’dan davet edilen ünlü Kazak ressam Aman Abzalbek tarafından çizilen bir Otağ inşa etmiş. Otağ’ın kendine özgü bir oturma düzeni olurmuş. Otağ töresini bilen kişiler, içeri girdiklerinde yaş ve mevkilerine göre, oturmaları gereken yerlere otururlarmış. Kazak Vadisi’ndeki Otağ, çok büyülü bir mekân. Göz atmadan sakın geçmeyin. Ayrıca milli giysileriyle at üzerinde gezen gençlerin oluşturduğu Kazakistan manzarası ve çiftliğin sahibinin de bir Kazak Türk’ü olması sebebiyle, Türk basını buraya “Mini Kazakistan” ve “Kazak Vadisi” isimlerini koymuş.

OTAĞ: Çiftlikte, turistik amaçlı ve sabit olarak düşünüldüğü için betonarme inşa edilen bir “otağ” da bulunmaktadır. (Otağ Orijinalinde kıl ya da keçe çadırdır). Tamamen Kazakistan Türkleri’nin yerel özelliklerine göre düzenlenmiş Otağın içinde. Kazak kıyafetleri içindeki personel tarafından, yöresel el sanatı ürünlerinin tanıtımı ve satışı yapılmaktadır. 

ORTA ASYA LOKANTASI: Geleneksel Orta Asya mutfağı yemeklerinin servis edildiği bu lokantada; Kazak, Özbek ve Kırgız Türkleri mutfağından seçme yemekler bulmak mümkündür. Bunlar arasında en önemlileri; Özbek pilavı, bavursak, kaz sucuğu, dana etli sebze, kavurdak, şaşlık, buharda pişmiş mantı, kömürde tavuk budu, çiğ börek, kespe köje çorbasıdır. Çiftlikte; özel olarak beslenen koyun ve keçilerin sütünden üretilen leziz yoğurt ve peynirler de alıcıları için satışa sunulmaktadır.

ATLAR: Orta Asya Türk kültürü içinde en baskın motif olan atlar, Kazak Vadisi’nin olmazsa olmazlarındandır. Çiftlikte, sadece Orta Asya atları değil, Avusturya orijinli Haiflinger cinsi oldukça uysal ve bol süt veren safkan kısraklar da yetiştirilmektedir. Kımız Çiftliği’ne giden yola saptığınızda, solda havalı yeleleriyle atları görebilirsiniz. Burada, sakin huylu olmalarıyla ünlü ve binek olarak yetiştirilen Haflinger tayları var.  Kımız Çiftliği’nin ziyaretçileri, ücreti karşılığı, isterlerse at binebilme imkânına da sahip oluyorlar. Manejde binilebildiği gibi, geniş çiftlik arazisinde ve ormanda da rehber eşliğinde ata binilebilmektedir. At binmekten ürken ziyaretçiler ise; binlerce gelincik, papatya ve çeşitli çiçeklerle, yemyeşil çim ve ağaçlarla bezeli orman içerisinde, doğa yürüyüşleri yapabilmektedirler.    

KIMIZ ÜRETME ÜNİTESİ: Bu Orta Asya köşesinin tartışmasız en orijinal figürü, çiftliğe adını da veren, Türklerin en eski milli içkisi at sütünden yapılan “kımız”dır. Kımız, sulu ayran kıvamında, mayalı ve hafif alkollü bir içki olup, tadı Kafkas Türkleri’nin mucizevî bir diğer içeceği kefiri andırır. Kımızın, sağlığa faydalı yönleri, bilimsel yayınlara geçmiş. En iyi kımız, en az iki defa yavrulamış kısrağın sütünden elde edilebiliyor. Kazak Vadisi-Kımız Çiftliği’nde bulunan Alaş Kımız Üretme Ünitesi, Türkiye’nin ilk ve tek kımız imalatı yapan birimidir.

Bizde Kemalpaşa Aktüel olarak geçtiğimiz ay Hakka yürüyen Kımız 

Çiftliği kurucusu Şirzat Doğru’ya Allah’tan rahmet yakınlarına ve sevenlerine bu vesile ile bir kez daha baş sağlığı diliyoruz.

ŞİRZAT DOĞRU KİMDİR?
Alaş Kımız Çiftliğinin kurucusu Şirzat Doğru yakın tarihte “Büyük Kazak Göçü” olarak bilinen ve komünizmin gelişiyle 1949’da anayurtları Doğu Türkistan’dan Alibeg Hakim önderliğinde yarı hayvan sırtında yarı yaya olarak iki yıl süren yolculukta Taklamakan Çölünü geçip Himalaya Dağlarını aşarak çok sayıda insan kaybederek Hindistan’a ulaşan daha sonra da 1954 yılında Anadolu’ya gelen Kazak Türklerindendir. Türkiye’ye geldiğinde 

sağlık kaynağı ata içeceği kımızın ve tüm Türk boylarının doğup büyüdüğü Otağ’ın bir nevi unutulduğunu görür. Anadolu’da unutulmaya yüz tutmuş bu iki kültürü Türkiye’de yeniden kazandırmak ümidiyle çalışmalarına başlar. Bu amaçla İzmir-Kemalpaşa Nif Dağı eteklerinde Altay Dağları ve yaylalarına benzer etrafı ormanla kaplı bir arazi seçer ve burada aslına uygun bir otağ inşa eder. O tarihlerden günümüze kadar kurduğu Kazak vadisinde yaşamını sürdürmüş ve bu yıl yaşamını yitirmiştir. 

 
Kaynak: (KA) - Kemalpaşa Aktüel - Filiz Eroğlu Editör: Filiz Eroğlu
Etiketler: KAZAK, KÜLTÜRÜ, NİF, DAĞI, ETEKLERİNDE, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı