Haber Detayı
30 Aralık 2019 - Pazartesi 15:55
 
İŞ KAZASI DAVALARI
DİĞER Haberi
İŞ KAZASI DAVALARI

İşveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Buna karşın işçiler de iş sağlığı ve güvenliği hakkında usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler .İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gereken tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar.  İşçiler, iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınmayan, mesleki risklerin her an ortaya çıkabileceği bir işyeri ortamında çalışmaya zorunlu tutulamazlar. 

 

İşçinin, işverenin otoritesi altına bulunduğu sırada iş görürken ya da gördüğü iş dolayısıyla meydana gelen bir olay sonucu uğradığı bir kaza “iş kazası” olarak nitelendirilebilir. İşveren işyerinde gerekli tedbirleri almaması sonucu işçilerin uğradığı iş kazalarından sorumludur. Öte yandan, işyerinde veya eklentilerinde işin bir bölümünde iş alan taşeron işçilerin uğradığı iş kazalarından işveren ile birlikte asıl işveren de sorumludur. 

 

Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.

 

a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.


b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

 

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer birtakım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

 

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi hâlde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

 

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Kanunun tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

 

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır.

 

Zarara uğrayan işçi veya işçinin ölümü halinde mirasçıları işverenden maddi ve manevi tazminat isteyebilirler. 

 

Tazminat belirlenmesinBorçlar Kanunu hükümleri esas alınır. İşçinin vücut bütünlüğünün ihlali halinde, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararların tazmini gerekir. 

 

İşçinin veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalanların açacakları davada önce kazanın olduğu ve soruşturmayı yapan sigorta müdürlüğünden kaza tahkikat evrakı getirtilir. Uzman kişilerden kusur raporu alınır. Kusur oranı belirlenmesinden sonra maluliyet oranı tespit edilir. Maluliyet oranı sürekli iş göremezlik aylığı bağlanmasında önem taşır. Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hasatlığı sonucu oluşan hastalık ve özürler sebebiyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanır. 

 

Manevi tazminat işçinin maluliyet olmasa da uğradığı iş kazasında kusurun ağırlığı kendisinde olmadığı takdirde olay sebebiyle uğradığı elem ve acının karşılığı olarak şahsına bağlı bir haktır. İşçinin ölümü sebebiyle, eşi, destek olsun olması çocukları, baba - anne ve kardeşleri tarafından istenebilir. Hakim manevi tazminatı, hak ve nesafet kuralları ile bağdaşmayacak şekilde az veya tazminat isteyenleri zengin edebilecek miktarda olmamak üzere serbestçe takdir eder. 

 

Hak kazanılan tazminatta faizin başlangıç tarihi kaza tarihidir. Maddi tazminat hesap edilirken Türk Borçlar Kanunu m.54 gereği masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar hüküm altına alınır. Ayrıca işçinin maluliyet durumuna göre SGK tarafından iş göremezlik gelirine hak kazanılabilir. 

 

İşçi veya hak sahiplerine olaydan sonra bir ödeme yapılıp ibraname alınmışsa bunun işverenin borcunu ortadan kaldırması gerekir. Ancak ibranamenin yazılı olması, ibra tarihi itibariyle iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi zorunludur. 

 

Öte yandan ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır.


“ADALET DEVLETİN TEMELİDİR”

Kaynak: Editör:
Etiketler: İŞ, KAZASI, DAVALARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı