Haber Detayı
29 Haziran 2018 - Cuma 00:59
 
CUMALI KÖYÜ
Kemalpaşa denilince akla o kadar çok şey geliyor ki. Daha Taşkahve’den ilçeye girer girmez zenginliğini göstermeye başlıyor Kemalpaşa. Yemyeşil dağları, tarım arazileri, sanayi tesisleri, mesire alanları, parkları, bahçeleri ve köyleri ile tüm güzelliğini önünüze seriyor. Kemalpaşa Aktüel Dergisi olarak bu güzelliklerden birisi olan köylerimizi her sayımızda tüm yönleriyle tanıtmaya çalışacağız sizlere.
TURİZM Haberi
CUMALI KÖYÜ

İLK SAYIMIZIN İLK DURAĞI CUMALI KÖYÜ
Yemyeşil ve tertemiz doğası, güler yüzlü ve misafirperver insanları ile kendisine hayran bırakan bir Yörük köyü Cumalı. En göze çarpan özelliği ise evleri. Bölgede sıkça bulunan kayrak taşları ile ustaca yapılan evler köye farklılık katıyor, adeta köyün kimliğini oluşturuyor.  Mahmut dağı eteğinde kurulmuş olan Cumalı’nın tüm çevresi ormanla kaplı ve bu sebeple tertemiz bir havası var. 

Cumalı Köyü’nü daha yakından tanımak için konuk olduğumuz Köy Muhtarı Nail Serin bizi oldukça misafirperver bir şekilde ağırlıyor. 2009 yılında muhtar seçilen Nail Serin o günden bu yana 2 dönemdir bu görevinin başında.  Doğup büyüdüğü köyüne hizmet etme çabasıyla gecesini gündüzüne katarak çalışan muhtarımızla Cumalı köyü hakkında sohbet ettik.

Cumalı Kemalpaşa’nın belkide en güzel köyü.  Doğasıyla, havasıyla, insanlarıyla,  doğallığı ve sakinliği ile çok güzel bir köy. Yaklaşık 250 kişinin yaşadığı Cumalı’nın yaş ortalaması oldukça yüksek. Gençler okul ve iş gibi sebeplerle hep köyün dışında yaşıyorlar. İdari yönden 1933 yılından önce Torbalı’ya bağlı olan Cumalı’nın o tarihten sonra Kemalpaşa’ya bağlandığı bilgisini veriyor bize muhtarımız. Köy, Kemalpaşa-Torbalı yönüne doğru Karabel geçidinden 4 Kilometre ileride. Mahmut Dağının eteklerinde kurulan köyün etrafı ormanlarla çevrili, Gökyaka ve Yeşilköy arasında, Kemalpaşa’ya 15, Torbalı’ya 22, İzmir’de 50 Km. uzaklıkta. 

Cumalı köyünün isminin aslında köy camisinden geldiği anlatıyor Nail Muhtarımız. 1500-1600’lü yıllarda köyde pazar kurulurmuş. Bu pazara gelenler ve çevre köylerdeki halk Cuma namazlarını köyün camisinde kılarlarmış. Bu sebeple de köyün adı Cumalı kalmış. Camiden bahsedecek olursak dikdörtgen planlı, çatısı kiremit kaplı ve kırma çatılı, alt kaplaması ahşap. Aynı şekilde minber ve kürsü de ahşaptan yapılmış. Sade bir görünüme sahip olan caminin tek gösterişli olan kısmı alçı süslemeli olan mihrabı. Minaresi tek şerefeli ve kesme taş ve tuğladan yapılmış. Avlusunda camiye emeği geçen Lütfullah Efendi adlı bir zatın mezarı bulunuyor. Ön cephede tarihi bir çeşmesi var. Caminin ön ve arka cephelerindeki asırlık ağaçlar dikkat çekici. Cami avlusunda ve köy meydanında olmak üzere 2 adet çeşme ve asırlık çınar ağacı bulunmakta.

KÖYÜN BİR SANCAK HİKÂYESİ VAR…
Cumalı köyüne geldiğinizde dört şey dikkatinizi çeker. Birincisi yemyeşil ve tertemiz havası, ikincisi köye adını veren tarihi cami, üçüncüsü kayrak taşından evler ve dördüncüsü ise köyün girişinde yazılı bir tabela. Tabelada şu yazmaktadır. “Bu köy Osmanlı sancağını düşmana teslim etmeden Balkanlardan köyüne kadar getiren Hasan Çavuş’ların 1 Dünya Harbi ve İstiklal Savaşı boyunca Çanakkale ve Sakarya’da savaştıktan sonra Afyon Cephesini yaran 17 kişiden biri olan ve İzmir’e ilk giren kafilede yer alan Gazi Ahmet Onbaşı’ların (Ahmet Taşkın) yetiştiği, İstiklal savaşında sancağı saklayıp düşmana teslim etmeden, 2002 yılında Ege Ordu Komutanlığına teslim ederek teşekkür beratı almış kahraman insanların köyüdür”.   

Bu tabelanın yazılmasında iki kişinin emeği vardır. Biri eski Muhtar Fevzi Lütfü Taşkın diğeri ise Tarihçi Araştırmacı merhum Necat Çetin. Bu tabela da yazılanları Necat Çetin’in derlediği bilgilere baktığımız da sancak İşkodra sancağı olarak da bilinmekte. Balkanlardan son çekilen yerlerden birisi bugün Arnavutluk sınırları içerisinde kalan İşkodra’dır. Alay sancak çavuşu köy ahalisinden Hasan Çavuş olarak adlandırılan kişi işkodra muhasarasından alay sancağını beline sararak köye getirerek camiye teslim etmiş. Uzun yıllar cami de kalan bu sancağı Tarihçi Araştırmacı Necat Çetin, araştırmaları sırasında fark etmiş ve Ege Ordu Komutanlığı’na bilgi vermiş.  Komutanlıktan verilen emir üzerine Kemalpaşa Jandarma Bölük Komutanlığınca eski muhtar Fevzi Lütfü Taşkın nezaretinde camiden sancak alınıp müzeye teslim edilmiş. Müze yetkilileri tarafından sancağın  İşkodra alayına ait olduğu tespit edilmesi ile 2002 yılında İstanbul’da bulunan askeri müzede sergilenerek, koruma altına alınmış. Cumalı köyü camiinde 150 yıldır büyük bir titizlikle korunan Osmanlı Ordusu Sancağının, böylece gelecek nesillere aktarılması sağlanmış. 

KAYRAK TAŞLI EVLERDEN BAHSEDELİM BİRAZ…
Cumalı köyüne geldiğiniz de doğal kayrak taşlarından yapılmış evlerin hâkimiyetini görürsünüz.  Bazı evler kullanılmadığı için atıl durumda bazı evler ise kullanılmakta. Akalan deresinden toplanan taşlarla inşa edilen kayrak taşı evler köye otantik bir hava katıyor. Evler kışın sıcak, yazın serin oluyor. Her ne kadar köyde günümüz inşaatları tarzında evler bulunsa da kayrak taşlarından yapılmış olan evler estetik duruşları ile hemen dikkat çekiyor.

GELENEKLER
Tabi gelenek denince akla ilk gelen şey düğünler oluyor. Düğünler Cumalı ve Yeşilköy’ün ortasında kalan meydanda yapılıyor. Düğün sofralarımızın baş tacı geleneksel yemeği keşkek. Ayrıca çorba, cacık ya da komposto, etli nohut, pilav, köfteli patates, salata ve tatlı düğün menüsünü oluşturuyor. Eski adetler giderek unutuluyor. Köy muhtarımız kendi çocukluğundaki düğünleri anlatıyor “Benim çocukluğumda düğünler Cuma gününden başlar Pazar günü biterdi. Köyün genç erkekleri Perşembe günü düğün yemeklerinin yapılmasında kullanılacak olan odunları toplamak için eşeklerle düğün odununa giderlerdi. Yine aynı gün genç kızlar gelinin çeyizini sererlerdi. Cuma günü ise gelin ve genç kızlar eğlenmek için Sancak çamına kurulan salıncağa binerlerdi. Bu adetlerimiz kalmadı artık. Ama yinede köyümüze özgü devam eden geleneklerimiz de var.  Genç kızlar başlarına krep dediğimiz örtüyü bağlarlar. Düğüne gelen köy kadınları şalvar giyinir ve başlarına ise mevlüt örtüsü (tülbent) takarlar. Pazar günü alınan gelin Yeşilköy’den başlayarak, köyün içinde tur attıktan sonra gelin evine bırakılır. 

GÖLET PROJESİ CANLILIK GETİRECEK
Devlet Su İşleri Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden Akalan Gölet Projesi Cumalı, Yeşilköy ve Gökyaka sınırları içinde kalan 950 dekar tarım arazisini sulayacak. Muhtarımız bu projenin Cumalı köyün tarımını canlanmasının yanı sıra arıcılığa fayda getireceğini söylüyor. Projenin tamamlanmasının ardından Köy muhtarı Nail Serin, köye Bal Ormanı kurulması için girişimlerde bulunacağını da belirtiyor.

SON OLARAK…
Cumalı, gerçek köy dokusunu ve havasını muhafaza etmiş nadir köylerimizden bir tanesi Kemalpaşa’nın 48 mahallesinden birisi olan Cumalı Köy, gezilip görülmesi gereken doğa harikası, sımsıcak insanların yaşadığı şirin bir Yörük köyü.  Hiç gitmediyseniz bence vakit kaybetmeyin…

Kaynak: (KA) - Kemalpaşa Aktüel - Filiz Eroğlu Editör: Filiz Eroğlu
Etiketler: CUMALI, KÖYÜ,
Yorumlar
Haber Yazılımı